Humdrum türkçesi Humdrum nedir

Humdrum ingilizcede ne demek, Humdrum nerede nasıl kullanılır?

Humdrums : Sıradan. Can sıkıcı. Monoton. Yeknesak. Sıkıcı laf. Sıkıcı. Tekdüze. Can sıkıcı tip. Yavan.

Humdinger : Mükemmel kimse. Olağanüstü şey. Olağanüstü şey veya kimse.

Humdingers : Olağanüstü şey veya kimse. Olağanüstü şey. Mükemmel kimse.

Hum and haw : Kem küm etmek. Hık mık etmek. Gevelemek. Mırın kırın etmek. Evelemek gevelemek. Gak-guk etmek. Ham hum etmek.

Hum bar : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Doğru akım devrelerindeki kent akımıyla çalışan parçalardan dolayı almaç görüntülüğünde ortaya çıkan karanlık ve aydınlık çizgiler. Gürültü çizgisi. Uğultu çizgisi.

Human anatomy : İnsan anatomisi. İnsan vücudunun yapısı ve sistemlerini inceleyen bilim dalı. Antropotomi. İnsan vücudu anatomisi.

Hum bucking coil : Uğultu önleme bobini. Homurtu-önler bobin.

Human : İnsan. İnsani. İnsancıl. İnsan gibi. İnsanca. İnsana ilişkin.

Human amulet : İnsan muskası. Ata kalıntılarından yapılan muska türü. bk. muska. krş. hayvansal muska, bitkisel muska, taş muska, yapımsal muska, yazılı muska.

Human being : Merdüm. Köle. Beşer. Abd. Kul. İnsan. İnsanoğlu. Adam.

 

İngilizce Humdrum Türkçe anlamı, Humdrum eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Humdrum ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Monotonies : Monotonluk. Yeknesaklık. Tekdüzelik. Monotoni. Aynı sesten söyleme.

Pain in the neck : Püsküllü bela. Boyun ağrısı. Dert. Karın ağrısı. Baş belası.

Baldest : Kel. Süssüz. Sade. Küstah. Tüysüz. Saçsız. Yüzsüz. Kabak.

Cheesy : Berbat. Peynire benzeyen veya peynir içeren. Peynirimsi. Peynir gibi. Kötü kaliteli (argo terim). İşe yaramaz. Peynirli. Banal. Ucuz. Kötü.

Prosaic : Düzyazı şeklinde. Tatsız. Şiirsel olmayan. Hayal gücünden yoksun. Alelade.

Blocker : Bloke eden şey. Önleyici. Engelleyici. Blokör. Bloke edici. Blok yapan oyuncu. Blok oyuncusu. Tutan şey. Önleyen şey.

Burdensome : Taşınması zor. Sıkıntı verici. Ağır. Külfetli. Yük olan.

Cruder : Nezaketsiz. Basit. İlkel. İşlenmemiş. Cırlak (renk). Ham. Kaba.

Aggravating : Kötüleştirici. Ağırlaştırıcı. Cezayı arttırıcı. Çileden çıkarıcı. Ciddileştirici. Kötüleştirme. Şiddetlendirici. Sinirlendirici.

Monotonous : Monotonöz. Görünüm ve yapıca bir değişiklik göstermeyen. hep aynı sıklıkta devinen (salıngaç). Devamlı aynı şekilde devam eden (müzik). Monotonluk. Tekses. Tek sıklıklı yalın ses titreşimi.

Humdrum synonyms : unglamourous, arid, droning, chippy, unexciting, displeasing, dreary, colorless, disagreeable, commonest, cheerless, flat, depressive, blander, barren, monotones, colourless, common or garden, uniforming, crudest, drabbest, boeotian, annoying, cliched, drudging, gripiest, drabber, opaque, depressives, monotonous singing, bovine, balds, galling.

 

Humdrum zıt anlamlı kelimeler, Humdrum kelime anlamı

Exciting : Coşturucu. Uyarıcı. Heyecanlandıran. Heyecanlandırma. Heyecanlandırıcı. İlginç. Uyaran. Tehyiç. Heyecanlı. Heyecan verici.

Lively : Parlak (renk). Diri. Keskin. Ferah. Heyecanlandırıcı. Parlak. Neşeli. Civelek. Hayat dolu. Enerjik.

Humdrum ingilizce tanımı, definition of Humdrum

Humdrum kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A dull fellow. A bore. Commonplace. Monotonous. Dull.