Hypostesis türkçesi Hypostesis nedir

Hypostesis ingilizcede ne demek, Hypostesis nerede nasıl kullanılır?

Hypostasis : Hipostaz. Temel. Hipostazi. Hazreti isa'nın kişiliği. Bir karakterin ortaya çıkmasından sorumlu genler arasında baskılayıcı etki olmaması durumu. Esas. Toplardamar akımı yetersizliği nedeniyle bir organın veya vücudun belli bir bölümündeki kan dolaşımının aksaması veya durgunlaşması. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dayantı. Tanrısal ilkeler.

Hypostasize : Varlığını tanımak. Sağlam bir gerçeklik olarak sunmak (hypostasise olarak da yazılır). (amerikan ingilizcesi) varlığını kabul etmek. Varlığını kabul etmek. Gerçeklik olarak kabul etmek.

Hypostat : Basırık.

Hypostate gene : Hipostat gen. Bir karakterin ifade edilmesinden sorumlu, farklı genler arasında çekinik olan gen.

Hypostatic : Tanrılık'ta bulunan üç kişiden herhangi birinin varlık veya kişiliği ile ilgili (dinbilim). Kan toplaması sonucu. Hipostazisla ilgili olan. hipostazisis gösteren. hipostazisisin neden olduğu hipostazisa bağlı olan. Hipostatik. Bir karakterin ortaya çıkmasında farklı genler arasında baskılayıcı etkilerin olması durumu (genetik). Epistatik. Bir organda kan toplanmasıyla ilgili (tıp veya medikal terimi).

Postmortem hypostatic congestion : Ölüm sonrası hipostatik konjesyon. Postmortem hipostatik konjesyon.

 

Hypostomatic leaf : Hipostomatik yaprak. Stomaların alt yüzeyde bulundukları yaprak tipi.

Hypostyle : Bir tavan veya çatıyı tutan pek çok kolonu olan. Hipostil. (mimarlık) hipostil. Kolonlarla desteklenmiş çatısı olan.

Hypostatize : Gerçeklik olarak kabul etmek. Varlığını tanımak. Varlığını kabul etmek.

Hypostatically : Hipostatik olarak.

İngilizce Hypostesis Türkçe anlamı, Hypostesis eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hypostesis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hypothetical : Varsayıma dayanan. Sınama, belgeleme, çözümleme ya da açıklama işlemlerinde bir durumu tasarımsal olarak varsayan ya da kuramsal olarak irdeleyen. Varsayımsal. Nazari. Varsayımlı. Varsayılan. Farazi. Kuramsal. Sayılgılı. Düşüncel.

Assumption : Varsayım. Hazreti meryem'in göğe kabulü. Faraziye. Taslama. Takınma. Üzerine alma. Üstlenme. Kibir. Bir kanıtlama ya da geçerleme sürecinde usavurma zincirini tamamlamak üzere kimi halkaları doğru ya da geçerli sayma. Havalara girme.

Concept : Fikir. Dünyadaki nesnelerin, durumların, hareketlerin ve tasavvurların dildeki ifadesidir. kavramın değeri, niteliği aynı dili konuşan kimselerce aşağı yukarı aynıdır: ekmek, su, susuzluk, tembellik, delikanlı, dörtnala, tutumlu vb. Genel kavram. Tasavvur. Konsept. Bir şey üzerinde birçok ayrı algıları kapsayan genel düşünce. bir olay, bir nitelik ya da nicelik üzerinde oluşan zihinsel imge. kaplamı ve içeriği bir im ya da sözle anlatılarak anlam kazandırılan soyut düşünce. Genel düşünce. Bir olay, nesne, durum ya da koşula, ayrıtsal özelliklerini bireştirerek kavranabilirlik kazandıran düşünsel bütünlük. Eğitim, gramer, sosyoloji alanlarında kullanılır. Anlayış.

 

Speculation : Vurgunculuk. Yorum. Tahmin. Spekülasyon. Duyum. Kurmaca. Kurgu. Kişisel öngörülere dayanarak fiyatında yükselme beklenen iktisadi varlığı satın alarak veya fiyatında düşme bekleneni satarak aradaki fiyat farklılıklarından kar elde etme etkinliği. Ortaklıktaki darlıktan yararlanarak aşırı kazanç sağlama amacıyla kurulan düzen. eder yükseldiği zaman fazla ederle satma ve olağanüstü kazanç sağlama amacıyla mal satın alma, depo etme. Yolsuzca kazanç sağlama. satakta malı değerinden çok üstün ederle satma çabası.

Framework : Bir iş, eylem ya da uygulamanın kuramsal ve denenceli çerçevesi, bk. kuram. İskelet. Yapı. Esas yapı. Kadro. Sistem. İskelet (binaya ait). Çerçeve. Karkas. Kafes.

Hypotheses : Kuram. Varsayım.

Conjecturing : Tahmin etmek. Varsaymak. Sanı. Varsayı. Kestirmek. Sanmak. Tahmine dayalı fikir. Kestirim. Zannetmek.

Possibility : Olurluk. Olayların ve nesnelerin içindeki nesnel gelişme eğilimi. Olanak. Olabilirlik. İhtimal. Kapı. İmkan. Olasılık. Olanaklılık.

Conjectures : Tahmin etmek. Sanı. Varsayım. Tahmin. Kestirim. Varsaymak. Tahmine dayalı fikir. Kestirmek. Sanmak.

Proposal : Öneri. Tasarı. Takrir. Teklif. Evlenme teklifi. Plan. Önerme. Tasavvur. Önerge. Evlilik teklifi.

Hypostesis synonyms : historicism, gemmule, supposal, model, theory, hypothesis, theoretical account, construct, conjectured, conjecture, conception, supposition.

Hypostesis zıt anlamlı kelimeler, Hypostesis kelime anlamı

Misconception : Yanlış kanı. Kavram hatası. Yanlış yorum. Yanlış anlama. Kavram yanılgısı. Yanlış kavrama. Yanlış fikir. Yanlış kavram.