İşbırakımı gözcüleri nedir, İşbırakımı gözcüleri ne demek

İşbırakımı gözcüleri; Maliye alanında kullanılan bir sözcüktür.

Teknik terim anlamı:

İşbırakımı duyurusu yapan işçi örgütünün bu yasal uygulamaya uyulmasını sağlamak üzere zor kullanılmaksızın bu düzeydeki düşünü ve isteklerini yaygınlaştırmak ve üyelerinin aldıkları karara uyup uymadıklarını denetlemek amacıyla iş yerinin giriş ve çıkış kapılarında görevlendirdikleri özel giysili en çok ikişer kişi.

İşbırakımı gözcüleri tanımı, anlamı

Gözcüler : Hatay şehri, Uluçınar nahiyesine bağlı bir yer

İşbırakım : İşçilerin, çeşitli hakları elde etmek amacıyla bir işyerinde ya da bir işkolundaki etkinlikleri sendikaca alınmış karara uyarak yaptıkları iş bırakma eylemi.

İşbırakımı : İşçilerin, ücretlerine ve çalışma koşullarına ilişkin isteklerinin işverence yerine getirilmemesi durumunda ya da kimi ülkelerde yasayla tanındığı gibi bir halk, bir işçi devinimiyle dayanışmak amacıyla, belli kurallara uyarak topluca çalışmayı durdurmaları.

Gözcü : Gözlemleme veya gözetleme işini yapan kimse. Göz doktoru. Gözetmen.

Yaygınlaştırmak : Yaygın duruma getirmek.

Yaygınlaştırma : Yaygınlaştırmak işi.

Kullanılmak : Kullanma işine konu olmak.

Kullanılma : Kullanılmak işi.

 

Denetlemek : Bir işin doğru ve usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığını incelemek, murakabe etmek, teftiş etmek, kontrol etmek.

Denetleme : Denetlemek işi. Bir görevin yolunda yürütülüp yürütülmediğini anlamak için yapılmış olan araştırma, denetim, bakı, teftiş, murakabe, kontrol.

Sağlamak : Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek. Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek. Elde etmek, sahip olmak.

Uygulama : Uygulamak işi, tatbikat, tatbik, pratik. Yürütüm. Bir sanat ve bilim dalının ilkelerini düşünce alanından uygulama alanına geçirip gerçekleştirme işi, kılgı, tatbik, ameliye, pratik. Kuramsal bir bilgiyi, ilkeyi, düşünceyi herhangi bir alanda hayata tatbik etme, tatbik.

Giysili : Üzerine herhangi bir giysi giymiş olan, elbiseli, kıyafetli, esvaplı, libaslı, urbalı.

Sağlama : Sağlamak işi. Bir problemin çözümü veya bir hesabın doğruluğunu denetlemek için yapılmış olan kontrol işlemi, mizan.

İş yeri : Bir görevin yapıldığı yer. İşçinin iş sözleşmesine göre çalıştığı yer.

Yaygın : Çoğu kimselerce duyulmuş, öğrenilmiş, kullanılmış veya benimsenmiş olan. Sınırı genişlemiş. Herhangi bir bölgede çok görülen, bulunan.

Düşünü : Öncelikle ve dolaysız olarak duyumlarla ilişkisi bulunmayan herhangi bir anlık süreci. Çeşitli ansal işlemler yoluyla yaratılmış ve belli bir içeriği olan kavramsal oluşum.

İkişer : İki sayısının üleştirme sayı sıfatı. Her defasında ikisi bir arada olan, her birine iki.

Diğer dillerde İşbırakımı gözcüleri anlamı nedir?

İngilizce'de İşbırakımı gözcüleri ne demek ? : strike guardians