İkinci eşlek nedir, İkinci eşlek ne demek

İkinci eşlek; Matematik alanında kullanılan bir sözcüktür.

Matematik'te terim anlamı:

E Hausdorff yerel dışbükey uzayı için, üzerindeki ß(E',E) güçlü ilingesine göre, E' uzayının ilingesel eşleği. E".

İkinci eşlek anlamı, kısaca tanımı

Eşlek : Ekvator. Yeryuvarı özeğinden, yer eksenine dik geçen düzlemin yeryuvarı ile arakesiti olan ve yeri iki eşit yarımyuvara bölen çember. Yer merkezinde dönme eksenine dik olan düzlemin yeryuvarlağı ile arakesiti, kimi zaman eşlek çemberi denir. [Bakınız: eşlek uzayı]

İkinci : İki sayısının sıra sıfatı. Sırada önem bakımından birinciden sonra gelen. Birinciden sonra gelen kimse veya nesne. Yeni, bir başka. Değer ve kalitece birinciden sonra gelen.

Yerel dışbükey uzay : Her bir noktasının dışbükey kümelerden oluşan bir temel yöreler dizgesi var olan ilingesel doğrusal uzay.

Güçlü ilinge : Eşlek ikilimi verildiğinde; , F nin tüm arık sınırlı altkümelerinin takımım göstermek üzere E üzerindeki ilingesi. 2- Bir Banach uzayında düzgenin ürettiği ilinge.

Dışbükey : Yüzeyi tümsek, çıkık ve şişkin olan, tümsekli, muhaddep, konveks.

Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.

İlinge : Geometride olduğu gibi, katı biçimlerin değil, esneyip sündürülen biçimlerin özelliklerini, değişmezlerini, kimyada da kesin bağ uzaklıklı, açık özdecik biçimleri yerine, yalnız hangi öğeciklerin hangilerine bağlı oldukları üzerinde duran temel matematiksel dal. Verilen bir X kümesi için X in altkümelerinden oluşan aşağıdaki koşullan gerçekleyen £ kümesi : a) £ nin her altkümesinin bileşimi £ nin içindedir, b) £ nin her sonlu altkümesinin kesişimi £ nin içindedir, Anlamdaş. ilingesel yapı. bk. ilingebilgisi.

 

Güçlü : Gücü olan, kuvvetli, yavuz. Nitelikleri ile etki yaratan, etkili. Etkisi, önemi büyük olan, sözü geçer, forslu. Şiddeti çok olan.

Yerel : Yöresel. Sınırlı bir yerle ilgili olan, lokal. Gözlem yerine veya gözlemcinin bulunduğu yere göre tanımlanan.

Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.

Üzer : Kaymak, süt, yoğurt yüzü. Ürem, faiz. Değiş tokuş sırasında üste alınan para. Can sıkıcı. Üst. Kaymak. Faiz. Can sıkıcı, üzücü.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Uzay : Bütün varlıkların içinde bulunduğu sonsuz boşluk, feza, mekân. Bütün gök cisimlerinin içinde bulunduğu sınırsız boşluk.

Göre : Bir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince. Bakılırsa, hesaba katılırsa, göz önünde tutulunca, bakarak, nazaran.

E : Türk alfabesinin altıncı sırasında yer alan ve E adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından ince ünlülerin düz ve geniş olanını gösterir. Nota işaretlerini harflerle gösterme yönteminde mi sesini bildirir. Başına getirildiği cümledeki kavrama göre çeşitli tonlar alarak birtakım duygular anlatan bir söz. Soru vurgusuyla şaşma ve merak anlatan bir söz. Ardından gelecek söz ve davranışları öğrenmek amacıyla soru kavramı taşıyan, bir beklentiyi içeren bir seslenme sözü. “Öyle ise, öyle olunca, mademki öyle” anlamlarında bir söz. Aynştaynyum elementinin simgesi. Çağırma ünlemi. İğrenme, tiksinme bildirir ünlem. Efendim, ha öyle mi anlamında kullanılır. Evet, peki. Devam et, sonra anlamında kullanılır. Peki, evet, tamam, olur. E, öyle olunca, öyle ise. E!. Ünlem. Hey. Enzim. Glutamik asit. 3.Enerji. [Bakınız: ektoplâzmik yüz]. Müzik edebiyatında ve dizgelerde Mİ notasını ifade eden harf. [Bakınız: Tümel olumsuz önermenin simgesi].

 

Diğer dillerde İkinci eşlek anlamı nedir?

İngilizce'de İkinci eşlek ne demek ? : bidual, second adjoint, second conjugate