Jaunt türkçesi Jaunt nedir
Jaunt ingilizcede ne demek, Jaunt nerede nasıl kullanılır?
Jaunt the city : Kentte gezinmek. Şehri gezmek. Şehirde dolaşmak.
Jaunted : Dolaşmak. Gezmek. Gezmeye gitmek. Gezintiye çıkarılmış.
Jauntier : Şık. Daha kaygısız. Daha havalı. Havalı. Şen. Kaygısız. Daha şık.
Jauntiest : Kaygısız. En havalı. Şen. Havalı. En kaygısız. Şık. En şık.
Jauntily : Neşeyle. Kaygısızca. Şık bir biçimde. Fütursuzca. Gösterişli olarak.
Jaunting car : İki tekerli at arabası. Gezinti arabası. İrlanda arabası.
Jaundiced : Kötü niyetli. Sarılıklı. Düşmanca. Fesat. Karamsar. Hoşnutsuz. Kıskançlık dolu. Güvenilmez. Önyargılı. Sarılık olmuş.
Jaundicing : Yamultma. Biçimini bozma.
Jaundice vaccine : Sarılığa karşı yapılan aşı (cildin sarı olması ve iştah kaybı ile tanımlanan hastalık). Sarılık aşısı.
Jauntiness : Kaygısızlık. Neşe. Şenlik. Şıklık. Canlılık.
İngilizce Jaunt Türkçe anlamı, Jaunt eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Jaunt ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Trip : Sekmek. Hafif adımlarla dans etmek. Sürçmek. Gezi. Tökezlemek. Belli bir başlangıç noktasından varış yerine değin tek bir taşıtla gidilmesini içeren insan devinimi. Düşürmek (birıni). Hata yapmak. Hata etmek. Çelme takmak.
Journeying : Geziye çıkmak. Seyahat etmek. Seyahat etme.
Cruise : Gemi gezisi. Dolaşmak (taksi şoförü taksi müşteri arayarak). Gemiyle gezmek. Gemi ile dolaşmak. Yol almak. Dolaşmak (polis veya polis arabası) (etrafı kolaçan ederek). Turistik gemi yolculuğu. Ağır ağır gitmek. Seyretmek.
Commute : Değiş-tokuş etmek. Seyahat etmek. Banliyödeki ev ile şehirdeki işyeri arasında her gün gidip gelmek. Çevirmek. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Değiştirmek. Evle iş arasını trenle gidip gelmek. Değiş tokuş etmek. Öndeleme. Ev ile iş arasında gidip gelmek.
Circuited : Etrafında dönmek. Devretmek. Turneye çıkmak.
Airing : Havalandırma işlemi. Açığa vurma. Hava alma. Havalandırma. Açık etme. Havalanma. Ortaya dökme. Havaya gösterme.
Junket : Devlet hesabına gezi. Yiyip içme. Ziyafet vermek. Yiyip içmek. Alem yapmak. Bedava geziye çıkmak. Alem. Müşterilere teşekkür etmek ve yeni iş bağlantıları kurmak umuduyla işveren pahasına teklif edilen ge. Bedava gezi. Ziyafet.
Peregrinate : Yolculuk etmek. Aşmak. Katetmek. Seyahat etmek.
Expedition : Çabukluk. Sefer. Seyahat. Bir malın bir yerden bir başka yere, bir kişiden bir başka kişiye gönderilmesi. Keşif heyeti. Yolculuk. Gönderme. Hız. Sevk.
Circulates : Tamim etmek. Deveran etmek. Tedavül etmek. Yayılmak. Akımını sağlamak (havanın veya sıvının). Devridaim yapmak (motordaki sıvı). Dolaştırmak. Yayılmak (haber). Devirdaim olmak. Dolaşmak (kan veya hava).
Jaunt synonyms : pleasure trip, locomote, travel to, sashay, promenades, ambulates, ambulated, itinerate, hikes, bat around, move, visit, excursions, promenade, become tangled, outings, take a ride, excursion, circuit, ply, corridor, go about, field trip, jaunted, cruise along, prom, ambulating, cruised, circuiting, knock about, hike, journey, go for a walk.
Jaunt ingilizce tanımı, definition of Jaunt
Jaunt kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A wearisome journey. To ramble here and there. To stroll. To make an excursion. To jounce. To jolt.

Bu kısımda Jaunt kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Jaunt ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Jaunt anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Jaunt ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.