Junket türkçesi Junket nedir
- Bedava gezi.
- Devlet hesabına gezi.
- Ziyafet.
- Alem yapmak.
- Yiyip içme.
- Müşterilere teşekkür etmek ve yeni iş bağlantıları kurmak umuduyla işveren pahasına teklif edilen ge.
- Bir nevi yoğurt.
- Yiyip içmek.
- Bedava geziye çıkmak.
- Alem.
- Ziyafet vermek.
- Eğlenmek.
Junket ingilizcede ne demek, Junket nerede nasıl kullanılır?
Junketed : Alem yapmak. Müşterilere teşekkür etmek ve yeni iş bağlantıları kurmak umuduyla işveren pahasına teklif edilen ge. Bedava gezi. Yiyip içmek. Bedava geziye çıkmak. Yiyip içme. Devlet hesabına gezi. Alem. Ziyafet. Eğlenmek.
Junketeer : Devlet hesabına seyahate çıkan kimse. Alem yapan kimse. Ziyafete katılan kimse.
Junketeers : Devlet hesabına seyahate çıkan kimse. Ziyafete katılan kimse. Alem yapan kimse.
Junketer : Devlet hesabına seyahate çıkan kimse. Alem yapan kimse. Ziyafete katılan kimse.
Junketers : Devlet hesabına seyahate çıkan kimse. Alem yapan kimse. Ziyafete katılan kimse.
Junkerdom : Prusyalı aristokratların genel adı.
Junk bottle : Kalın koyu renkli camdan yapılan ağır şişe.
Junked : Atmak. Iskartaya ayırmak. Çöpe atılmış. Çöpe atmak. Hurdaya ayırmak.
Junk bond : Şirketin mali gücü borcun ana para ve faizini karşılamaya yeterli olmaması nedeniyle geri ödenmesi yüksek risk taşıyan ve dolayısıyla yüksek faizle çıkartılabilen garantisiz bir tahvil türü. krş. güvencesiz tahvil. Finansal durumu istikrarsız olan şirket tarafından çıkarılan finansal yükümlülükler senetleri. Mali durumu istikrarsız olan bir şirket tarafından ihraç edilmiş bonolar. Çürük tahvil.
Junkers : Prusya aristokratı. Külüstür araba. Soyadı. Alman asilzadesi. Prusyalı aristokrat. Junker.
İngilizce Junket Türkçe anlamı, Junket eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Junket ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Banner : Manşet. Mükemmel. Afiş. Sancak. Çok iyi. (çok) başarılı. Pankart. Sembol.
Booze : Sert içki. İçki alemi. İçki. Cümbüş. Mazot. İçki içmek. Demlenmek. Dem çekmek. Piyizlenmek.
Binges : Eğlence. Çok fazla içki içilen süre. İçki alemi yapmak. Bir şeyin aşırı derecede yapıldığı süre. Tıkınmak. Aşırı veya çok yemek. Çilingir sofrası. İçki alemi. Cümbüş.
Dally : Oyalanmak. Zaman öldürmek. Sallanmak. İşi ağırdan almak. Oynaşmak. Haylazlık etmek. Vakit öldürmek.
Disport : Kendini eğlendirmek. Oynama. Eğlenme. Oynamak. Oyalanma. Oyalanmak.
Booze up : İçki alemi. Sarhoş olana kadar içmek. Cümbüş. Çok içmek.
Dined : Akşam yemeği vermek. Yemek vermek. Yemeğe davet etmek. Yemek yemek. Günün esas yemeğini yemek. Akşam yemeğini yemek. Akşam yemeği yemek. Ağırlamak.
Beano : Parti. Şölen. Eğlence.
Entertainments : Davet. Ağırlama. Eğlence. Misafir etme. Gösteri.
Dinner : Günün esas yemeği. Akşam yemeği. Yemek.
Junket synonyms : revel, feted, junketed, feast, dallied, banquets, be amused, roister, dallies, delight, dally with, epulation, feasts, eat, blowouts, dine, fete, go to town, boozes, blind, feting, amusing oneself, revelled, rollick, carousal, dinners, dawdled, fetes, disport oneself, make whoopee, dinner party, banquet, reveled.
Junket ingilizce tanımı, definition of Junket
Junket kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To banquet. To feast. To make an entertainment. To give entertainment to. Any delicate food. To feast. A cheese cake. Sometimes applied opprobriously to feasting by public officers at the public cost. A sweetmeat.

Bu kısımda Junket kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Junket ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Junket anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Junket ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.