Jigs türkçesi Jigs nedir

  • Oynamak.
  • Sevinçten oynamak.
  • Klişe yapmak.
  • Yalancı yemle balık avlamak.
  • Dansetmek.
  • Mastarlamak.
  • Kılavuz kullanmak.
  • Elekten geçirmek (maden).
  • Hoplamak.
  • Şablon çıkarmak.
  • Dans etmek.
  • Kalibre etmek.

Jigs ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary spent the weekend working on a jigsaw puzzle.
Turkish: Ali ve Mary hafta sonunu bir yazboz üzerinde geçirdi.

Jigs ingilizcede ne demek, Jigs nerede nasıl kullanılır?

Jigsaw : Dekupaj testeresi. Motorlu oyma testeresi. Yapboz. Bozyap. Oyma testeresi. Kıl testeresi ile oymak. Bozyap (oyunu). Kıl testeresi.

Jigsaw puzzle : Yap-boz. Oymalı bilmece. Bozyap (oyunu). Yerleştirmeli bilmece. Parçalı bulmaca. Bozyap. Yapboz. İçinden çıkılmaz iş.

Jigsawing : Kıl testeresi ile oyma.

Jigsaws : Motorlu oyma testeresi. Oyma testeresi. Dekupaj testeresi. Yapboz. Kıl testeresi. Bozyap (oyunu). Kıl testeresi ile oymak. Bozyap.

Jig borer : Hassas matkap. Bağlamalı delici. Hassas oyma tezgahı.

Jig : Kılavuz kullanmak. Sevinçten oynamak. Hoplamak. Klişe yapmak. Mastarlamak. Yalancı yemle balık avlamak. Oynamak. Elekten geçirmek (maden). İtenekli ayırıcı.

Jigged : Elekten geçirmek (maden). Sevinçten oynamak. Dans etmek. Klişe yapmak. Şablon çıkarmak. Oynamak. Hoplamak.

Pad jig : Fular jiger.

Jigged ore : Lave cevher. Yıkanmış cevher. Yıkanmış töz.

 

Jig saw : Kıl testeresi. Oyma testeresi.

İngilizce Jigs Türkçe anlamı, Jigs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Jigs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Capering : Hoplayıp zıplamak. Muziplik etmek. Oynayıp sıçramak. Zıplamak. Oynaşmak. Sıçrama. Oynayıp zıplamak. Sıçramak. Aptalca davranmak.

Gambolled : Sıçramak. Zıplamak.

Dance : Oyun. Eğlence. Balo. Oynatmak. Dans. Dans ettirmek. Müzik tartımına ve hızına uyularak yapılan, güzelduyusal değer taşıyan düzenli ve uyumlu gövde devinimleri. Dans etme. Danslı toplantı.

Gambol : Sıçrayıp oynamak. Oyun oynama. Sıçramak. Zıplamak. Sıçrayış. Hoplayıp sıçrama. Sıçrayarak oynama. Zıplama. Sıçrama.

Dabbing : Parmak izi bırakmak. Hafif hafif vurmak. Hafifçe dokunmak. Kurulamak. Hafifçe sürmek. Sürme.

Cavorting : Sıçramak. Hoplayıp zıplama. Zıplamak. Tepinme.

Dab : Dokunmak. Hafif vuruş. Hafifçe vurmak. Hafif hafif vurmak. Kurulamak. Hafif kompres. Hafifçe dokunmak. Usta. Dokunma. Uzman.

Caper : Oynaşmak. Aptalca davranmak. Oynayıp sıçramak. Hoplayıp zıplamak. Sıçrama. Kebere otugiller. Muziplik etmek. Yaprakları almaşlı nadiren karşılıklı, basit ya da birleşik, çanak yaprakları 4-8 tane olup serbest ya da birleşik, taç yaprakları 4 tane ya da olmayan, ovaryum üst durumlu, kapsül ya da bakka tipi meyveleri olan, ülkemizde 2 cins ve 3 türle temsil edilen bitkiler. kapari.

Plate : Gümüş kaplamak. Tabak. Levha kaplamak. Levha yapmak. Zırhla kaplamak. Plaka. Levha. Altın kaplamak. Sac.

Gamboled : Oyun oynama. Sıçrayış. Sıçrama. Sıçramak. Sıçrayarak oynama. Sıçrayıp oynamak. Zıplamak. Zıplama.

Jigs synonyms : trip the light fantastic, trip the light fantastic toe, hop, budged, hoof, hoof it, cavort, acted, hoofing, gigue, cavorts, caper about, gambols, act, gambolling, be on, do a dance, dabs, daff, budging, gamboling, dabbed, hopped, make cliche, capered, dance music, jigging, budges, anticking, jigged, hops, disport, cavorted.