Jobs türkçesi Jobs nedir

  • Zimmetine geçirmek.
  • Ufak tefek işler yapmak.
  • Görevi kötüye kullanmak.
  • Kiraya vermek.
  • İşe yerleştirmek.
  • İş yapmak.
  • [#kiralama Kiralamak].
  • Komişyonculuk yapmak.

Jobs ile ilgili cümleler

English: Ali doesn't like people who don't take their jobs seriously.
Turkish: Ali işini ciddiye almayan insanları sevmez.

English: Ali changed jobs to earn more money.
Turkish: Ali daha çok para kazanmak için iş değiştirdi.

English: Ali is between jobs right now.
Turkish: Ali şimdi geçici iştedir.

English: At a moment when our economy is growing, our businesses are creating jobs at the fastest pace since the 1990s, and wages are starting to rise again, we have to make some choices about the kind of country we want to be.
Turkish: Ekonomimizin büyüdüğü bir anda bizim işletmelerimiz 1990'lardan beri en hızlı tempoda işler yaratıyorlar ve ücretler tekrar yükselmeye başlıyor, bizim olmak istediğimiz ülke türü hakkında bazı seçimler yapmak zorundayız.

English: Ali did some odd jobs for me.
Turkish: Ali benim için bazı ufak tefek işler yaptı.

Jobs ingilizcede ne demek, Jobs nerede nasıl kullanılır?

Create jobs : İstihdam olanağı yaratmak. İstihdam yaratmak.

Green jobs : Çevreye zarar vermeyen yeni ve yenilenebilir enerji yatırımlarını yönelik her türlü iş. Yeşil işler.

 

Odd jobs : Geçici işler. Ufak tefek işler. Geçici iş.

Renewable energy jobs : Çevreye zarar vermeyen yeni ve yenilenebilir enerji yatırımlarını yönelik her türlü iş. Yeşil işler.

Servers cannot service jobs : Sunucular işlere hizmet veremez.

Job batch : Parti iş. İş topluluğu. İş grubu.

Jobseeker : İş arayan kimse. İş arayan. İş arama. Halen iş arayan kimse.

Job application : İş başvuru formu. Bir iş pozisyonuna başvurmak için doldurulan form. İş başvurusu.

Job action : İş eylemi.

Job accounting : İş muhasebesi.

İngilizce Jobs Türkçe anlamı, Jobs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Jobs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hire : Kira ile tutmak. Ücretle çalıştırmak. Kira. Ücretle tutmak. Ücret. Kiralık. Tutmak. (ücret vererek) tutmak.

Catering : İkram servisi. İkram servisi yapma. Yemek hizmeti. Tüketiciye hazır bir biçimde sunulmak üzere hazırlanan gıdaların ön işlemlerden ve pişirme işleminden sonra veya değişik saklama yöntemlerinin uygulanmasını takiben uzun süre korunarak depolanması ve tüketim öncesi ısıtma aşamalarını içeren, yapılan hazır yemek üretimi ve tüketiciye ulaştırılması işlemleri, katering. Yeme içme. Katering. Yiyecek içecek servisi. Yiyecek içecek. İaşe. Hazır yemek teknolojisi.

Hire out : Kiraya verme. Kiralama.

Misappropriated : Zimmetine para geçirmek. Emanete hıyanet etmek. İrtikap etmek. Kötüye kullanmak. Emanete ihanet etmek. Çalmak. Zimmete geçirmek. Haksız olarak almak.

Farms : Çiftçilik yapmak. Ekip biçmek. Çiftlikler. İşlemek. Yetiştirmek.

Treadmill : Monoton iş. Yürüme bandı. Pedal mili. Çark. Ayak değirmeni. Koşu bandı. Tekdüze iş. Değirmen. Sıkıcı ve monoton iş.

 

Misappropriating : Emanete hıyanet etmek. İrtikap etmek. Kötüye kullanmak. Haksız olarak almak. Zimmetine para geçirmek. Çalmak. Zimmete geçirmek. Emanete ihanet etmek.

Vocation : Kabiliyet. Zanaat. Meslek. İlahi bir göreve çağrı. Sanat. Davet. Uğraş. Bir kimsenin geçimini sağlamak için sürekli yaptığı; bilgi, eğitim veya yaratıcı güç gerektiren etkinlik. Yetenek.

Ply : Kat. Durmadan vermek. Sıkıştırmak. Düzenli sefer yapmak. Bunaltmak. Kullanmak. Yapmak. Dayamak (yiyecek). Çalışmak.

Chartering : Tutmak. Vermek (patent). Tanımak (ayrıcalık). Gemi kiralama.

Jobs synonyms : shitwork, scut work, line of work, ball buster, lease, activity, misappropriates, work, defalcating, chore, embezzles, place, misappropriate, let, renting, game, metier, do business, hires, letting out, defalcates, farm, farming, billet, land, lease out, embezzle, craft, deal, be in business, malpractice, office, trades.

Jobs zıt anlamlı kelimeler, Jobs kelime anlamı

Inactivity : Etkisizlik. Hareketsizlik. Durgunluk. Üşengeçlik. Avarelik. Tembellik. Tesirsizlik.