Judge of the peace türkçesi Judge of the peace nedir

  • Önyargıç.
  • Sulh yargıcı.
  • Hukuk alanında kullanılır.

Judge of the peace ingilizcede ne demek, Judge of the peace nerede nasıl kullanılır?

Judge : Kılıçoyunu yarışmalarında, başyargıcıya yardımcı olan dört yargıcıdan her biri. Hüküm vermek. Yargıç. Yargılamak. Hükme bağlamak. Anlam çıkarmak. Atletizm, hukuk, eskrim alanlarında kullanılır. Kanısında olmak. Hakim. Karara varmak.

Of : Yüzünden. -li. Nin. -nin. Hakkında. Li. Karşı. -nın. -den. In.

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Peace : Sükunet. Güvenlik. Sulh. Barış. Ağız tadı. Huzur. Rahat. Sükun. Barışma.

Breach of the peace : Ortalığı karıştırma. Karışıklık çıkartma. Kargaşalık çıkartma. Sükunetin bozulması. Toplumsal düzeni bozma. Ayaklanma. Kamu düzenini bozma. Düzeni bozma. Asayişi bozma.

Justice of the peace : Sulh hakimi.

Disturbance of the peace : Düzeni bozma. Toplumsal düzeni bozma. Kargaşalık çıkartma. Asayişin ihlali. Karışıklık çıkartma. Sükunetin bozulması. Asayişi bozma. Ortalığı karıştırma. Asayişin bozulması. Kamu düzenini bozma.

 

Break the peace : Barışı bozmak. Huzur bozmak. Asayişi ihlal etmek. Asayişi bozmak. Huzuru bozmak.

Judge of men : İnsan sarrafı.

İngilizce Judge of the peace Türkçe anlamı, Judge of the peace eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Judge of the peace ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Allegation : İddia. Mazeret. Suçlama. İthamname. Özür. İleri sürme. Sav. İtham. Bahane.

Aggravating circumstances : Suçu ağırlaştırıcı sebepler. Ağırlaştırıcı sebep. Cezayı ağırlatıcı nedenler. Cezayı ağırlaştırıcı nedenler. Ağırlaştırıcı nedenler. Cezayı ağırlaştırıcı sebepler.

Administration of justice : Yargı. Adalet yönetimi. Kaza uygulamaları. Yargı idaresi. Adliye.

A wide saloon : Duyuru tahtası.

Abstainer : Müstenkif. Sakınan kişi. İçki içmeyen kimse. Çekimser. Oy vermeyen biri. İçki içmeyen biri. Çekimser kalan biri.

Abduction : Kaçırma (bir kimseyi). Dışaçekim. Kaçırma. Adam kaçırma. Zorla kaçırma. Kız kaçırma. Abdüksiyon. Adam kaldırma. Dışaçekim (tıp veya medikal terimi).

American law of corporation : Dernekler tüzesi.

Police court magistrate : Sulh hakimi.

Absente : Yitimli. Latince absente reo (davalının hazır olmaması) deyiminin bir parçası.

Annulment : Feshetme. Evliliğin iptali. Iskat. Bozma (yasa veya yargı veya sözleşme vb'ni). Yürürlükten kaldırma. Bozma. İptal. Yokarma. Kaldırma.

Judge of the peace synonyms : act of witness, acts contra bonos mores, abstention, magistrate, administrative districts, abetment, accused, administer an oath.