Judgeship türkçesi Judgeship nedir
Judgeship ingilizcede ne demek, Judgeship nerede nasıl kullanılır?
Judgeships : Yargıçlık. Hakimlik.
Book of judges : Hakimler kitabı.
Panel of judges : Yargıçlar kurulu. Hakimler heyeti. Mahkeme heyeti.
Judges : Hakimler. Ölçek oluşturma işlemini nesnel temellere dayandırmak üzere başvurulan ve yaptıkları yargısal değerlendirmelerle sınarların ölçek konumu ya da sayıllarını saptamaya yarayan kişiler. İsrail'in hakimler olarak bilinen siyasi ve dini liderler tarafından yönetimi altındaki tarihini anlatan eski ahit'in 7'nci kitabı. Yargıcılar.
Adjudges : Vermek (ödül vb.). Hükmüne varmak. Karar vermek. Hükme bağlamak. Hükmetmek. Ödül vb vermek. Ödül vermek. Hüküm giydirmek. Kararına varmak. Hüküm vermek.
Misjudges : Yanlış değerlendirmek. Yanlış anlamak. Hatalı karar vermek. Yanlış fikir edinmek. Yanlış hüküm vermek.
Judge in commercial court : Tecime ilişkin anlaşmazlıkları yasalara göre çözümleyen yargıç. Tecim yargıcı.
Judge at the finish : Varış yargıcısı. Koşulara, yürüyüşlere katılan yarışçıların varış sıralarını saptayan yargıcı.
Forjudges : Mahkeme kararıyla mahrum etmek.
Judge advocate : Askeri mahkeme savcısı. Askeri adli müşavir. Askeri hakim. Askeri hukuk müşaviri. Askeri savcı. Askeri yargıç.
İngilizce Judgeship Türkçe anlamı, Judgeship eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Judgeship ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Magistracies : Bir yargıcın nüfuz bölgesi. Yüksek dereceli memurluk. Hakimler. Yüksek görev. Yüksek görevliler. Yargıçlar.
Berth : Açıklık. Gemici ranzası. Demir yeri. Görev. Palamarla bağlamak. Rıhtıma yanaşmak. Yatacak yer bulmak. Rıhtıma bağlamak. Yatak yer vermek. Yatak.
Post : Afişe etmek. Posta ile göndermek. Makam. Bildirmek. Sonraki. Vazifelendirmek. Posta. Sonrası. Bilgi vermek. Direk.
Office : Ajans. Makam. Ofis. Vazife. Atölye. Devlet dairesi. Büro. Kiler. Yazıhane. Görev.
Justiceship : Hakemlik.
Judicature : Adliye. Yargılama hakkı.
Benches : Baro. Hakim kürsüsü. Kürsü. Sıra. Bank. Tezgah.
Billet : Vazife. Konaklatmak (askeri terim). Baraka. Konak yeri. Pusula. Ödev. Konaklatmak. Çelik çubuk. Kışla. Yerleştirmek.
Spot : Işıldak. Değerlendirmek. Lekelenmek. Kısa tanıtı. Tiyatroda kullanılan, mercekli ve aynalı, parlak ışıklı, yüksek dirençli ışıklama aygıtı. ışıldaklarla sert ya da yumuşak yöresel ışık sağlanabilir. Benek. Peşin işlem. Nokta. Bilgisayar, uzay, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Tanımak.
Judgeship synonyms : judgeships, judicatures, place, magistracy, situation, bench, position.
Judgeship ingilizce tanımı, definition of Judgeship
Judgeship kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The office of a judge.

Bu kısımda Judgeship kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Judgeship ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Judgeship anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Judgeship ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.