Kökem nedir, Kökem ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Bağlam, top, tutam.

Kök.

Kökem anlamı, kısaca tanımı

Köke : Su içinde çökerek taş haline gelmiş kireç ya da kum. Silisli, kumlu taş. [Bakınız: köfeke]. Çok sert, yeşile yakın renkteki toprak tabakası. Toprak tencere, güveç. Denizli ili, Acıpayam ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Isparta ili, Gelendost ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri

Bağlam : Deste. Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce veya sonra gelen, birçok durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim veya birimler bütünü, kontekst. Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü veya bağlantısı, kontekst. Bent.

Bağla : Buğday ve arpanın içinde bulunan burçak, mercimek şeklinde siyah tanecikler. Bakla yaprağına benzeyen ve pişirilip yenilen bir bitki. Fasulye. Değirmen çarkını firenleyen ağaç. Su bendi tıkacı. Ufak göl. Akarsuların seviyesini yükseltmek, suları toplamak veya başka yöne çevirmek için yapılan bent. Duvarların arasına yatay olarak konulan ağaç. Çoban köpeklerinin boynuna takılan, üzerinde sivri dişler bulunan demir halka. (Adalıkuzu, Hacılar Güdül Ankara) (bakla) : (Akbaş Güdül Ankara).

Tutam : Avuç içi veya parmak uçlarıyla tutulabilen miktarda olan. Bankacılıkta kullanılan, borsada kota alabilmek için gerekli asgari şirket sermayesi veya pay, hisse, parti, lot.

 

Tuta : 1.Karadut. 2.El ile meyve toplama işi ya da el ile toplanmış meyve : Bu elmalar tuta mıdır?. Meyveleri elle toplama. [Bakınız: duta]. [Bakınız: dutarık].

Kök : Bitkileri toprağa bağlayan ve onların, topraktaki besi maddelerini emmesine yarayan klorofilsiz bölüm. Süsende olduğu gibi yer üstüne sap çıkaran çok yıllık yer altı gövdesi. Bazı şeylerde dip bölüm. Sapıyla çıkarılan bitkilerde tane. Dip, temel, esas. Kaynak, köken. Sazı kurmaya yarayan burgu. Sap. Şişman, gürbüz, tavlı. Büyük, kalın, güçlü. Dar ve derin dere. Pancar. Salep kökü. Gök. Düğün davetiyesi (köy düğünlerinde şeker, badem, ceviz gibi sembolik şeylerle yapılan davet). Kök. Bitkinin toprak altında gelişen, topraktaki tuzları ve suyu emen, bitkiyi toprağa bağlayan, karbohidratları depo eden, hormon sentezleyen ve yer çekimi doğrultusunda büyüyen yapısı. Dişin, saçın, tırnağın gömülü kısımları. Bir köksel sayılama dizgesinde bir basamağın ağırlığını elde etmek üzere, bir alt sıradaki basamağın ağırlığının çarpılması gereken katsayı, örn. onlu sayılama dizgesinde her sayı yerinin kökü 10'dur. "Taban" sözcüğü, örneği kayan ayrımlı gösterim dizgesinde görülen, matematiksel kullanıma ayrılarak, bu anlam için kullanılmamalıdır. Bir kelimenin, şekil öğeleri çıkarıldıktan sonra artık daha yalın bir hale konamıyan kısmı, ki bir kelime ailesi üyelerinde ya değişiksiz veya değişik olarak görünür (bk. Gövde, Köken, Taban). Bopp'tan beri, kökleri ikiye ayırırlar: bir şeyi gösterip belirtmeye yarayan GÖSTERMELİK veya ZAMİRLİK (indicative ou pronominale) kökler ile bunların dışında kalan ve bir şeyin niteliğini gösteren HABERLİK, YÜKLEMLİK, KAVRAMLIK véya FİİLLİK (attributive, predicative, significative ou verbale kökler. Kelimelerin bütün yapım ve çekim eklerini çıkardıktan sonra ayrılamayan ve esas (temel) anlamı taşıyan bölümü: ye-, sor-, kış, el(elig), al-, dur-, yol, ver- vb. zümre. Çok kısa yaşamlı olup başka kök ya da moleküllerle hızla tepkime veren ve tek sayılı elektron bulunduran atom ya da molekül (Örn. BrCH3). Olağan koşullarda çevresinden yalıtılamayan, ancak birçok tepkimeden nitelik değiştirmeden geçebilen atom kümesi (Örn. -NO3). Pozitif veye negatif bir veya daha fazla yüklü iyonik bir grup. Ör. OH , NH4+ , SO42 Serbest radikal: Bir veya daha fazla eşleşmemis elektron içeren moleküle ait bir parça. Ör. OH. ( C2H5 ). Bir kimyasal tepkimede tek bir atom gibi davranan atom grubu. Asit kökü; normal bir kimyasal tepkimede etkilenmeden kalan elektronegatif atom grubu, Açil kökü; RCO- genel tipindeki bir organik asit kökü, alkil kökü; Metil gibi bir alifatik organik kökü, aril kökü; fenil ya da benzil gibi bir aromatik organik kök. hlk. Eyer bağı. Gürbüz, sağlıklı. Asıl, kök, köken.

 

Top : Birçok spor oyununda kullanılan, türlü büyüklükte, genellikle kauçuktan yapılmış yuvarlak nesne. Gülle veya şarapnel atan büyük, ateşli silah. Bazı aletlerde bulunan toparlağımsı parça. Tamamen, bütünüyle. Homoseksüel erkek. Kumaş, kâğıt vb. şeylerin düzenli bir yığın durumuna getirilmiş bağı. Kumaş, kâğıt gibi şeylerin belli miktardaki bağı. Yuvarlak biçimde olan, toparlak.

Diğer dillerde Kökçe anlamı nedir?

İngilizce'de Kökçe ne demek ? : radical