Kürtüküne nedir, Kürtüküne ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Balıkotu da denilen, yemeği yapılan bir çeşit ot.
Kürtüküne anlamı, tanımı
Kürt : Dağlık ve kayalık yerlerde yetişen, siyah üzüm gibi meyveleri olan sağlam kerestelik bir çeşit ağaç. Kuytu yerlere toplanmış kar ya da kum yığını. Güneydoğu Anadolu tiplerinden biri. Ön Asya'da yaşayan bir topluluk ve bu topluluktan olan kimse. Gölge ve ortaoyunlannda Doğu Anadolulu bir tip. Çocuksu, yumuşak başlıdır, sık öfkelenmez. Taşıyıcılık, taşıyıcıbaşılık, aşçı yamaklığı ya da bekçilik yapar
Kürtük : Kuytu yerlere toplanmış kar ya da kum yığını. Çığ. Hırka, yelek. Aşınmış, pürüzlü: Kürtük değnek. Kar yığını. Yuvarlanarak büyüyen donmuş kar kümesi, çığ. [Bakınız: kürs]. Kar birikintisi. Kuytu yerlere toplanmış kar yığını. Sertleşmiş buz tutmuş kar. Çukur yerde birikmiş kar.
Balık : Omurgalılardan, suda yaşayan, solungaçla nefes alan ve yumurtadan üreyen hayvanların genel adı. Zodyak üzerinde Kova ile Koç arasında yer alan takımyıldızın adı.
Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.
Balı : Büyük kardeş: Balı beni size götür. Sevgi gösterilen kimselere denir: Nerden gelin balı ?. Veli, ermiş. Bağlı. Aşık kemiği. Aşık kemiğinin düz tarafı: Herifin aşığı yine bâlı geldi. Bari, keşke, hiç olmazsa, öyle ise. Büyük kardeş. Sevgi gösterilen kimse. Bolu kenti, Kıbrıscık belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Ordu şehri, Kumru ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Zonguldak kenti, Ereğli ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Yeme : Yemek işi. Yiyecek.
Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.
Deni : Alçak, kötü, kişiliksiz (kimse).
Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.
Da : Doğrulama, uygun bulma, evet. [Bakınız: dahacık, dâhacık]. Daha anlamında kullanılır. Şaşma bildirir ünlem. Değil mi ya anlamında kullanılır. İşte, orada, şurada. Genellikle cümle sonlarında çeşitli anlamlarda kullanılan ünlem. Bağlama ve kuvvetlendirme edatı. Daha, henüz. Da, dahi (bk. de). Dağ. Dahi, da. Henüz. Dağı. Dağa. Daha.
Ot : Toprak üstündeki bölümleri odunlaşmayıp yumuşak kalan, ilkbaharda bitip bir iki mevsim sonra kuruyan küçük bitkiler. Esrar. Bu bitkilerle yapılmış veya bu bitkilerle doldurulmuş. Zehir. İlaç.
Diğer dillerde Kürsü sözenliği anlamı nedir?
Fransızca'da Kürsü sözenliği nedir ? : eloquence delà tribune ou eloquence politique

Bu kısımda Kürtüküne nedir? Kürtüküne ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kürtüküne tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kürtüküne hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.