Kıbıktırmak nedir, Kıbıktırmak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Sıkıştırmak, acele ettirmek, ivdirmek.

Kıbıktırmak anlamı, kısaca tanımı

Kıbı : Patik, çocuk ayakkabısı

Kıbık : Bir bölgeye özgü hastalık : Halep çıbanı Urfa'nın kıbığıdır.

Sıkıştırmak : Bir şeyi dar bir yere zorla sığdırmak, tıkmak. Bir nesneyi sıkıca duracak biçimde bir yere koymak, yerleştirmek veya orada tutmak. Gevşek veya seyrek olan şeyleri birbirine yaklaştırarak sıkı duruma getirmek. Sarkıntılık etmek. Kaçmayacak biçimde çembere almak, kıstırmak. Bir şeyin sıkışmasına, kısılmasına, ezilmesine sebep olmak. Ansızın, gizlice ve karşısındakinin isteyip istemediğine bakmadan bir şeyi vermek, tutuşturmak. Zorlamak.

Sıkıştırma : Sıkıştırmak işi.

İvdirmek : Hareket durumunda olan bir nesnenin hareketini çabuklaştırmak.

Ettirmek : Etme işini yaptırmak.

Ettirme : Ettirmek işi.

İvdirme : İvdirmek işi.

Acele : Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi. Tez davranma gerekliliği. Vakit geçirmeden, tez olarak.

Sıkış : Toplu, tıkız, şişman.

Sıkı : Dar. Güçlü ve çabuk, hızlı. Disiplin. İyice sıkıştırılmış, doldurulmuş, tıkız, gevşek olmayan. Dikkatli, titiz ve göz yummadan uygulanan. Zorlu, güçlü ve etkili. Cimri. Ağızdan dolma ateşli silahlarda, barut ve kurşunun üstünden namluya sokulup bastırılan bez ve kâğıt parçaları vb. şeylerin tümü. Zorlayıcı durum. Yoğun. İlkelerine çok bağlı, hoşgörüsü olmayan, katı. Sıkıca, iyice.

 

Etti : İnsana alıştırılmış koyun ya da keçi yavrusu. Küfür ve azar anlamına kullanılır: Seni gidi etti seni.

Diğer dillerde Khun çatalı anlamı nedir?

İngilizce'de Khun çatalı ne demek ? : khun’s obstetric crutch