Kıyna nedir, Kıyna ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Yavaş, düzenli, sakin.

Kıyma.

Kıyna tanımı, anlamı

Kıyna kıyna : Salına salma, yavaş yavaş

Kıynaç : Az açık, aralık.

Kıynah : Ceviz içi.

Kıynak : Cevizin yarısı. Bütün çıkarılmış ceviz içi. Ceviz içinin dörtte biri. Dilim. Yırtıcı kuş ve hayvanlarda tırnak, pençe. Yırtıcı hayvan pençesi. Kıçı meydana getiren kaba etler, oturak yeri.

Kıynak urmak : Tırnak geçirmek.

Kıynalmak : Üzülmek, tasalanmak.

Kıynaşık : Güzel, biçimli, yakışıklı, düzgün giyimli. Az açık, aralık. Birbirine uygun. Aralık (kapı, pencere için).

Kıynaşmak : Kapı ve pencere gibi şeyleri aralık bırakmak. Kötü bir şey yapmaya ya da söylemeye cesaret etmek, kıymak : Kardeşine bıçak çekmek için nasıl kıynaşır. Davranmak, kımıldamak. Oynamak, kımıldamak.

Kıynaştırmak : Kapı ve pencere gibi şeyleri aralık bırakmak. Aralık bırakmak.

Düzenli : Düzeni olan, yerli yerinde, kararlı, tertipli, muntazam. Sistemli, nizamlı, metodik.

Sakin : Hareket etmeyen, kımıldamayan. Durgun, dingin. Sessiz. Kimseyi rahatsız etmeyen, kızgınlık göstermeyen. Huysuzluğu, rahatsızlığı azalmış veya geçmiş. Bir yerde oturan. Sakın!, Aman!. Sakin. Sessiz, kendi hâlinde.

Yavaş : Hızlı olmayan, ağır, çabuk karşıtı. Alçak, hafif bir biçimde. Yumuşak huylu, yumuşak başlı. Alçak, hafif. Hızlı olmayarak.

 

Kıyma : Kıymak işi. Çekilmiş et. Küçük kuşbaşı etlerden kavrularak yapılmış kışlık kavurma.

Düzen : Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.

Yava : Peltek, kekeme. Geveze. Sürüden ayrılan hayvan. Yitik. Dışardan gelip bir yere yerleşen. İşsiz. Kaplumbağa. Yahu. [Bakınız: yaba]. Zayi, yitik, kaybolmuş. Başıboş gezen, sahipsiz. Muğla kenti, Yatağan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Düze : Doz.

Saki : İçkili toplantılarda içki dağıtan kimse.

Diğer dillerde Kıyıortay anlamı nedir?

İngilizce'de Kıyıortay ne demek ? : median, median line