Kadem basmak nedir, Kadem basmak ne demek

Teknik terim anlamı:

Azmetmek, ayak diremek, inat ve ısrar etmek.

Kadem basmak ile ilgili Atasözü veya Deyim

sırra kadem basmak : bir kimse ortalıktan yok olmak, ortalıkta görünmemek.

Kadem basmak anlamı, tanımı

Kade : Küçük kardeş. Arkadaş. Teyze. [Bakınız: kada]. Hala. [Bakınız: kadi]. Ortası yassı, yağlı bir çeşit ekmek. Yenge. [Bakınız: gade]

Basma : Basmak işi. Gazete, dergi, kitap vb. bası ile hazırlanmış yazılı şeyler, matbua. İskambil kâğıdı ile oynanan bir oyun. Gübre, tezek. Basılmış, matbu. Üzerinde bası ile yapılmış renkli biçimler bulunan pamuklu kumaş. Yerin alçalmasıyla bu yeri örten deniz sularının yükselmesi, çekilme karşıtı. Bu kumaştan yapılan.

Basmak : Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek. Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek. Sıkıştırarak yerleştirmek. Kümes hayvanları kuluçkaya yatmak. Bir kimse bir yaşa girmek. Örtmek, bürümek, kaplamak. Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak. Uygunsuz vaziyette yakalamak. Baskın yapmak. Bası işi yapmak, tabetmek. Küçük çocuklar ayakta durabilmek. Duman, sis vb. çevreyi kaplamak, çökmek. Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak.

Kadem : Ayak. Uğur (I).

 

Azmetmek : Bir işteki engelleri yenmeye karar vermiş olmak.

Diremek : Bir şeyi dikine koymak, dayamak, durdurmak. Direnmek, karşı koymak, inat etmek, ısrar etmek.

Azmetme : Azmetmek işi.

Direme : Diremek işi.

Direm : Bir ağırlık ölçüsü, dirhem. Azıcık, bir parça. Tepemsi yüksek yer. Testi yapmakta kullanılan bir çeşit killi toprak. Arapça kökenli dirhem: dirhem; gram; bk. girem.

Israr : Direnme, ayak direme, üsteleme, üstünde durma.

Etmek : Bir işi yapmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Demek, söylemek. Eşit değer kazanmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Küçük ya da büyük abdestini yapmak. Bulmak, erişmek. Herhangi bir değerde olmak. Kötülükte bulunmak.

Ayak : Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.

İnat : Bir konuda direnme, ayak direme, diretme, direnim. İnatçı. Birine karşı çıkma, karşı düşünce ileri sürme.

Etme : Etmek işi.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Kadeh hücresi anlamı nedir?

İngilizce'de Kadeh hücresi ne demek ? : goblet cell, exocrinocytus caliciformis