Kalıcı hiperplastik vitreus nedir, Kalıcı hiperplastik vitreus ne demek

Kalıcı hiperplastik vitreus; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Gözün fibromusküler tabakasının ve kısmen de hiyaloit atardamarların kalıntılarından oluşan, göz merceğinin bulanıklığıyla birlikte görülen, genellikle tek taraflı yapılış bozukluğu.

Kalıcı hiperplastik vitreus anlamı, tanımı

Hiper : Hiperoksitde olduğu gibi “aşırı”yı belirten Latince bir ön ek

Hiperplastik : Hiperplazi durumuyla belirgin.

Kalı : Halı.

Kalıc : Arapça kökenli galıç: Orak.

Kalıcı : Sürekli, geçici karşıtı. Bir süre için belli bir yerde kalan, konuk, gidici karşıtı. Her zaman geçerliğini sürdürecek olan.

Yapılış bozukluğu : Bir organda veya vücudun daha büyük bir kesiminde, gelişim sürecinde kendine özgü nedenlerle oluşan, herhangi tipteki bir kusurlu gelişim, kusurlu oluşum, malformasyon, kusurlu oluşum, oluşum anomalisi. Kusurlu gelişimle belirgin anomali, dismorfiya, disgenezis.

Göz merceği : İrisin arkasında yer alıp ışığı kırma özelliği olan, biçimi ve büyüklüğü mercimeğe benzeyen saydam yapı, billur cisim.

Tek taraflı : Bir yanı, tarafı olan. Tek bakış açısı olan, tek yanlı, tek yönlü.

Kalıntılar : Öneli gelmiş ve bitmiş olduğu halde ödenmemiş olan borç artıkları.

 

Atardamar : Kalbin sağ karıncığından akciğerlere, sol karıncığından vücudun diğer bölümlerine kan taşıyan damar, şiryan, arter.

Birlikte : Bir arada, beraberce, hep beraber. Yanında, beraberinde. Beraber.

Hiyaloit : Camsı, saydam. Cama ait olan.

Kalıntı : Artıp kalan şey, bakiye. İz, işaret. Bir toplum, kültür, uygarlık vb.nden artakalan şey. Eski çağlardan kalmış şehir veya yapı, ören, harabe.

Taraflı : Yanı ve yönü olan. Herhangi bir yöreden olan. Yandaş.

Yapılış : Yapılma işi. Bir şey yapılırken gerçekleştirilen özellik, nitelik, kuruluş, bünye.

Bulanık : Bulanmış olan, duru olmayan. Açık seçik görünmeyen, net olmayan. Muş iline bağlı ilçelerden biri. Donuk, anlamsız, fersiz (bakış). Niteliği tam anlaşılmayan. Bulutlu, kapalı (hava). Bulanmış, duru olmayan bir biçimde.

Kısmen : Bazı bakımdan, bazı yönden. Bütün değil, bir bölüm olarak.

Birlik : Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.

 

Yapılı : Yapısı herhangi bir nitelikte olan. Vücudu gelişmiş, iri.

Tabaka : Katman. Baskı ve yazıda kullanılan, değişik boyutlarda kesilmiş kâğıt. Derece. Cepte taşınan tütün veya sigara kutusu.

Diğer dillerde Kalıcı hiperplastik vitreus anlamı nedir?

İngilizce'de Kalıcı hiperplastik vitreus ne demek ? : persistent hyperplastic vitreous