Kangala nedir, Kangala ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Gelincik çiçeği.

[Bakınız: kangılız].

Lâle.

Kangala anlamı, tanımı

Kang : Avanak, boş kafa

Kangal : Tel, kurşun boru gibi uzun ve bükülebilir şeylerin halka biçiminde sarılmasıyla yapılmış olan bağ. Sivas iline bağlı ilçelerden biri. Deve dikeni. Bu biçimde bükülmüş şeylerin her bir halkası.

Kangalaçar : Kangalları yeniden sarmak için yapılan açma işleminde, açma işini yapan aygıt.

Kangılız : Lâle. Gelincik.

Gelincik : Yazın kırlarda, özellikle ekin tarlalarında yetişen, kırmızı ve otsu bitki, gün gülü (Papaver rhoeas). Yılancık, arpacık, çıban vb. Mezgitgillerden, yılan balığına benzer, eti sevilen bir balık (Mustela tricirrata). Sansargillerden, ince uzun yapılı, sivri çeneli, küçük bir hayvan (Mustela nivalis).

Kangılı : Şişmanlık nedeniyle hareketsizleşen insan ya da hayvan.

Gelinci : Üç yaşında kısrak. Gelini babasının evinden almaya gelen düğün alayı.

Gelin : Evlenmek için hazırlanmış, süslenmiş kız veya yeni evlenmiş kadın. Aileye evlenme yoluyla girmiş olan kadın.

Kangı : Hangi.

Lale : Zambakgillerden, yaprakları uzun ve sivri, çiçekleri kadeh biçiminde, türlü renkte bir süs bitkisi (Tulipa gesneriana). Ağır hapis mahkûmlarının boynuna geçirilen demir halka. Meyve koparmak için ucuna üçlü veya dörtlü bir çatal geçirilmiş sırık.

Geli : Gel. Ardıç ağacının meyvesi. Düğün çağırıcısı.

Diğer dillerde Kangal tavlama fırını anlamı nedir?

İngilizce'de Kangal tavlama fırını ne demek ? : coil annealing furnace