Kanna nedir, Kanna ne demek

Kanna; Anatomi, Veteriner alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Boru, kaval.

Kanna ile ilgili Cümleler

  • Kannadaca konuşamıyorum.
  • Dravidyan dillerinden, Telugu, Tamil, Kannada ve Malayalam çok konuşmacıya sahip.

Kanna hakkında bilgiler

Kanna (Sceletium tortuosum), Aizoaceae familyasından, Afrika'nın güneyindeki yarı çöl bölgelerde yetişen ender bir etli (sukkulent) bitki türü. Afrikalı yerliler tarafından tarih öncesi zamanlardan beri ruh halini geliştirici olarak kullanılmıştır. Ek olarak iştah kapatıcı ve fiziksel-zihinsel dayanıklılığı artırıcı olarak çobanlar ve avcılar tarafından kurak bölgelerdeki uzun mesafe yürüyüşlerinde kullanılmıştır. Ilımlı bir zindelik ve öfori duygusu (kendini mutlu, keyifli ve coşkulu hissetme) verir. Benzersiz özelliği çoğu insanın yaşadığı alışılmış zihinsel gerginliği gevşeterek enerjiyi salıp serbest bırakmasıdır. Kannanın aynı anda hem gevşeme hem de olumlu ruh halini uyarmaya sebep olarak duygusal dengeyi sağlayıcı eşsiz bir kabiliyeti vardır. Toplum içinde rahatlatır, sempati yaratır, sosyal kaynaşma sağlar. Sıkılgan ve çekingenlik hissini azaltır. Moral bozukluğu, stres, depresyon ve asabiyete iyi gelir. Sigara, içki gibi alışkanlıklardan kurtulmada etkilidir. Nikotin veya diğer bağımlılık yapan maddelere karşı olaşan şiddetli arzu ve özlemi azaltır. Aynı zamanda bu maddeleri bırakınca oluşan etkileri küçültür. Bunu bu tip kişilerde ciddi oranda düşen serotonin seviyesini yükselterek gerçekleştirir. Diğer kullanım alanları: sosyal fobi, dikkat eksikliği bozukluğu, hiper aktivite, bipolar ve obsessif kompulsif bozukluk.

 

Kanna anlamı, kısaca tanımı

Kannabidiol : Formülü C21H30O2 olan, Cannabis satival, Mora ceae bitkisinden (kenevir) elde edilen, suda çözünmeyen, etanol, metanol, kloroform, benzen, eter, perol eterinde çözünen, kenevir reçinesindeki kannabolün bir izomeri olan , açık sarı reçine şeklinde veya kristaller halinde bir madde

Kannabinol : Formülü C21H26O2 olan, Cannabis sativa L., Moracerde’nun dişi çiçeklerinin reçinemsi usaresi sahip , suda çözünmeyen, metanol, etanol, sulu alkali çözeltilerde çözünen, donar asetik asitte yeşil bir floresans veren sarı renkli bir yağ.

Kannama : Karın ağrısı, bağırsak gazı.

Kannapa : Kanepe, bank.

Alışkanlıklar : Uzun süre içindeki yinelenmeler sonunda özdevimselleşen bilinçsiz ya da bilinçli davranışlar.

Tarih öncesi : Yazının bulunmasından önceki çağlar. Yazının bulunmasından önceki insan topluluklarının hallerini inceleyen bilim, prehistorya.

Kurak bölge : Yılda 250 mm'den daha az yağış alan ve buharlaşmanın fazla, bitki örtüsünün az olduğu bölgeler. Arid bölge.

Çekingenlik : Çekingen olma durumu.

Geliştirici : Mayayı harekete geçirmek ve şişirmeyi artırmak için una katılan nişasta ve tuz karışımı (fosfatlar). Karoten nedeniyle oluşan rengi ağartma veya maskelemek için una, katılan, beyazlatıcı veya renk giderici (persülfatlar gibi) tepkenler.

 

Kullanılmış : Az veya çok bir zaman için başkasının malı olmuş, yeni olmayan, müstamel.

Bağımlılık : Bağımlı olma durumu, tabiiyet.

Alışkanlık : Bir şeye alışmış olma durumu, alışkınlık, alışmışlık, alışkı, itiyat, huy, meleke, ünsiyet, yordam. İç ve dış etkilerle hep aynı biçimde gerçekleşmesi sonucu beliren şartlanmış davranış. Yakınlık, arkadaşlık, ünsiyet.

Depresyon : Bunalım. Çöküntü.

Dayanıklı : Dayanabilen, sağlam, güçlü, mukavim, zorlu, stabil. Metanetli, metin, mütehammil.

Benzersiz : Benzeri olmayan, eşsiz.

Serotonin : Memelilerde ve merkezi sinir sistemi olan diğer canlılarda bulunan, kan pulcukları ve mast hücreleri tarafından meydana getirilen, uyanıklık ve ağrı duygularının düzenlenmesinde rolü olan, düz kası uyararak kan damarlarının büzülmesini sağlayan bir nörotransmitter. 5-hidroksitriptamin. Formülü C10H12ON2 olan, triptofandan oluşan düz kaslar üzerine hormonlar gibi etki eden bir madde.5hidroksitriptamin. Kan pulcukları ve mast hücreleri tarafından meydana getirilen, uyanıklık ve ağrı duygularının düzenlenmesinde rolü olan, düz kası uyararak kan damarlarının büzülmesini sağlayan bir nörotransmiter. Kan pulcukları, sindirim kanalı miyenterik pleksus ve enterokromafin hücreleri, mast hücreleri, az miktarda beyin, omurilik, epifiz ve retinadan salınan, yerel damarları büzen, mide salgısını kısıtlayan, mide-bağırsak hareketini kolaylaştıran, yangıda venül endotel hücrelerinde kontraksiyon yaparak damarlarda genişleme ve damar geçirgenliğinde artışa neden olan ve ağrı yollarında inhibitör etkili triptofandan meydana gelen monoamin yapısında bir nörotransmitter madde, 5-hidroksitriptamin, 5-HT.

Alışılmış : Her zamanki, mutat.

Kabiliyet : Yetenek.

Çekingen : Her şeyden çekinen, ürkek, tutuk (kimse), muhteriz.

Kaynaşma : Kaynaşmak işi. Kalabalığın çok olduğu bir yerde kıpırdanma, hareketlilik. Huzursuzluk.

Diğer dillerde Kanna anlamı nedir?

İngilizce'de Kanna ne demek ? : canna