Kapaklanmak nedir, Kapaklanmak ne demek

  • Ayağı takılıp yüzüstü düşmek.
  • Yelkenli tekne güçlü rüzgâr veya ansızın gelen sağanak etkisiyle devrilmek

"Kapaklanmak" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Sofraya ağzı aşağı kapaklanmıştı." - Y. Kemal

Diğer sözlük anlamları:

Kapağı kapatılmak

Kapaklanmak anlamı, kısaca tanımı:

Kapak : Her türlü kabın üstünü örtmeye veya bir deliği kapamaya yarayan nesne. Biçilen ağaç kütüklerinin iki yanından çıkan, düzgün olmayan tahta. Kitap, defter vb.nin en üstüne geçirilen kılıf. Dolap, sandık vb.ni örtmeye yarayan parça. Zıvanada iki dış yan parça.

Takılı : Takılmış, tutturulmuş, asılmış.

Düşmek : Yer çekiminin etkisiyle boşlukta, yukarıdan aşağıya inmek. Biriyle yaşama, çalışma, birlikte olma durumunda kalmak. Uğramak, kapılmak. Hava taşıtları kaza sonucu hızla yere inerek çarpmak. Fırsat çıkmak. Kötü yola girmek. Atlanmak, aradan çıkmak, eksik kalmak. Yağmak. Kötü bir sebeple istenmeden bir yerde bulunmak. Olmak, olumsuz bir duruma girmek. Durduğu, bulunduğu, tutunduğu yerden ayrılarak veya dayanağını, dengesini yitirerek yukarıdan aşağıya inmek. Vücuda bol gelen giysi aşağı kaymak. Aşırı ilgi veya sevgi göstermek. Ödevi veya yetkisi içinde bulunmak. Bazı deyimlerde "yürümek, birlikte gelmek" anlamlarında kullanılan bir fiil. Bir bölüşme sonunda payına ayrılmak. Yakışmak, uygun gelmek. Alışmak, müptela olmak. Bir yere ansızın gelmek, damlamak, tesadüfen gelmek. Bulunmak. Isı, basınç, ateş vb. eksilmek, azalmak. İşbaşından uzaklaşmak. Düşkünleşmek. Yakışık almak. Vakti gelmeden ölü doğmak. Yere devrilmek, yere serilmek. Belirli zamana rastlamak. Eksilmek. Bayağılaşmak. Vurmak, değmek, rastlamak. Telefon, sanal ağ vb. alanlarda bağlantı kurmak. Savaşta savunulmaz duruma gelerek teslim olmak. Hızı, gücü, değeri azalmak.

 

Yelkenli : Yelkeni olan, yelkenle giden deniz veya göl taşıtı, yelken.

Tekne : Sızdırabilir veya sızdırmaz olarak yapılmış, levhaları bir parçadan oluşmuş, kulpları ve kulp delikleri bulunan, bir veya iki kişi tarafından taşınabilir üstü açık bir ambalaj türü. Katmanlı kayaçların içeri doğru çukur, alçak bölümü, ineç, kemer karşıtı. Havza. Bir tür küçük deniz taşıtı. Türlü işlerde kullanılmak için çoğu ağaçtan veya taştan yapılan, uzun ve geniş kap. Geminin omurga, kaburga ve kaplamadan oluşan temel bölümü. Ut, tambur vb. çalgılarının sesi yükselten oyuk ve şişkin parçası.

Güçlü : Şiddeti çok olan. Gücü olan, kuvvetli, yavuz. Nitelikleri ile etki yaratan, etkili. Etkisi, önemi büyük olan, sözü geçer, forslu.

Sağanak : Ani, şiddetli veya art arda oluşan hareketler. Birdenbire başlayan, genellikle kısa süren şiddetli yağmur.

Etki : Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir. Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım. Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim.

Yüzüstü : Yüzü yere gelecek biçimde, yüzükoyun. Başlanmış fakat tamamlanmamış bir durumda.

Diğer dillerde Kapaklanmak anlamı nedir?

İngilizce'de Kapaklanmak ne demek? : to fall flat on one's face; to capsize

Fransızca'da Kapaklanmak : tomber la tête la premiére, faire un faux pas, trebucher

Almanca'da Kapaklanmak : v. überschlagen: sich überschlagen