Karaboğaz nedir, Karaboğaz ne demek

Karaboğaz; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir sözcüktür.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Susuzluğun ya da depremin toprakta açtığı çatlaklar.

Baş tutmuş yeşil soğan.

Evlenmemiş erkek.

Asalak, başkasının üzerinden geçinen adam.

Fikir ve düşünüşü başkalarına aykırı olan, aksi.

İki yüzlü, arabozucu.

Obur.

Bir çeşit soğan.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Kayseri şehrinde, Pınarbaşı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Kırşehir şehri, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Sivas şehri, İmranlı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Karaboğaz tanımı, anlamı

Karaboğa : Güçlü, kuvvetli esmer kimse

Kara : Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak. Kötü, uğursuz, sıkıntılı. Yüz kızartıcı durum, leke. En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı. Esmer. Bu renkte olan. İftira.

Yerleşim yeri : Bir toplumsal kümenin ya da daha kalabalık bir nüfus topluluğunun, yaşamak ve ekonomik etkinliklerini sürdürebilmek amacıyla seçip yerleştikleri kent, kasaba, köy ya da daha küçük bir yer.

İki yüzlü : İki tarafı olan. İki taraflı kullanılan.

Pınarbaşı : Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri. Kayseri iline bağlı ilçelerden biri.

 

Kırşehir : Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Belediye : İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti. Bu örgütün bulunduğu bina.

Yerleşim : Yerleşme, iskân.

Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.

Düşünüş : Düşünme işi, tefekkür. İnsanın, özellikle davranışlarına yön veren ahlak tutumu ve düşünme biçimi.

Kayseri : Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

İki yüz : İki yüzlü.

İmranlı : Sivas iline bağlı ilçelerden biri.

Başkası : Diğer bir kişi, herhangi bir kimse, diğeri, ötekisi.

Evlenme : Evlenmek işi, izdivaç.

Deprem : Yer kabuğunun derin katmanlarının kırılıp yer değiştirmesi veya yanardağların püskürme durumuna geçmesi yüzünden oluşan sarsıntı, yer sarsıntısı, hareket, zelzele.

Kayser : Roma ve Bizans imparatorlarına verilen san.

Düşünü : Öncelikle ve dolaysız olarak duyumlarla ilişkisi bulunmayan herhangi bir anlık süreci. Çeşitli ansal işlemler yoluyla yaratılmış ve belli bir içeriği olan kavramsal oluşum.

Asalak : Bir canlıda sürekli veya geçici yaşayarak ona zarar veren başka canlı, parazit. Başkalarının sırtından geçinen (kimse), abacı, ekti, otlakçı, parazit, tufeyli.

Aykırı : Alışılmışa, doğru olarak kabul edilmişe uygun olmayan, karşıt, ters, mugayir, muhalif. Toplumda görüş ve yaşayış biçimiyle uçlarda bulunan (kimse), marjinal. Çapraz, ters. Gidilen yol üzerinde olmayıp gidiş yönüne ters düşen. Bütün noktaları aynı düzlemde bulunmayan.

Diğer dillerde Karabine anlamı nedir?

İngilizce'de Karabine ne demek ? : carbine