Kaymaklanmak nedir, Kaymaklanmak ne demek
Kaymaklanmak anlamı, kısaca tanımı:
Kaymak : Görüş, düşünce veya tutumunu değiştirmek. Durum değiştirmek. Yağışların etkisiyle toprağın alt tabakasının gevşemesi sonucu üst tabaka oynamak. Kaygan bir yüzey üzerinde birdenbire dengesini yitirmek. Kurtulmak. Bir şeyin en iyi ve seçkin bölümü. Anlamı değişmek. Sütü yayvan kaplar içinde ve hafif ateşte tutarak elde edilen koyu, yağlı öz. Cinsel ilişkide bulunmak. Sütün veya yoğurdun yüzünde zar durumunda toplanan, açık sarı renkli, koyu yağlı katman, krema. Düz, ıslak, donmuş veya kaygan bir yüzey üzerinde sürtünerek kolayca yer değiştirmek. Yağmur ve selden sonra toprağın üzerinde kalan özlü tabaka.
Kayma : Kaymak (II) işi. Herhangi bir nedenle filmin atlaması, görüntünün perdeye veya ekrana tam olarak gelmemesi.
Bağlamak : Düğümlemek. Büyü, muska vb.nin aracılığıyla birinin birtakım isteklerini veya yetkinliğini engellemek, yok etmek. Gönlünü kazanmak. Eklemek, bir araya getirmek, birleştirmek. Birinde bir şeye karşı ilgi, istek uyandırarak o şeye ilgi, yakınlık duymasını sağlamak. Geçişi engellemek. Bir şeyi bir yere veya bir şeye tutturmak. Sona erdirmek, bitirmek, tamamlamak. Anlaşma yapmak. Denk yapmak, paket yapmak. Yaraya ilaç koyup bezle sarmak. Bütün ilgisini bir yerde yoğunlaştırmak. Birini söz veya yazı ile bağlamak, taahhüt etmek, angaje etmek. Uyulması zorunlu olmak. Başka bir işle uğraşamaz durumda olmak.
Tutmak : Beklenen sonucu vermek. Bir sanat eseri geniş ilgi görmek. Otobüs, vapur, uçak vb. hasta etmek. Sürmek, zaman almak. Yapışarak veya sokularak çıkmaz olmak. Gereğini yapmak, yerine getirmek. Para toplamı ...-e varmak, değeri olmak. Bir şey düşünmek. Beddua, dua, ah vb. etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek, varmak. Alacağa veya vereceğe saymak. Yanında bulundurmak, alıkoymak. Sarmak, bürümek. Ele geçirmek, yakalamak. Bir kimsenin yerini almak. İşgal etmek. Uygun gelmek, çelişmez olmak. Elde bulundurmak, ele almak. Bir işe herhangi bir anlayışla girişmek. Benimsemek, beğenmek. Bir yerde kalmasını sağlamak. Denetimi ve yetkisi altına almak. Hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek. Hizmetine almak veya kiralamak. Yaklaştırmak. Avlamak. Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izlemek, markaja almak. Bir şeyi kullanması için uzatmak. Ulaşmak, varmak. Hedef olarak almak. Varsaymak, farz etmek. Bağlamak. Başlamak. Kapatmak, sarmak. Uğramak. Biriktirmek, tasarruf etmek. Sunmak. Askerlikte, bankacılıkta durdurmak, blokaj. Desteklemek, birinden yana çıkmak. İş görebilmek. Bırakmamak. Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak. Asılmak, kuvvetlice sarılmak. İzlemek. Herhangi bir durumda bulundurmak. Herhangi bir durumda kalmasını sağlamak. Kaplamak. Kullanmak.
Diğer dillerde Kaymaklanmak anlamı nedir?
İngilizce'de Kaymaklanmak ne demek? : to form cream.


Bu kısımda Kaymaklanmak nedir? Kaymaklanmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kaymaklanmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kaymaklanmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.