Kağıştı nedir, Kağıştı ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kuru şeylerin çıkardığı ses, hışırtı.

Buzlu suyun akarken çıkardığı ses için.

Kağıştı tanımı, anlamı

Kağıştımak : Yılan çalılar arasında ses çıkarmak, hışırdamak : Bir kağıştı dikile yazdı

Buzlu su : Su verme işleminde, özel durumlar için kullanılan buzla soğutulmuş su.

Hışırtı : İnce cisimler hışırdarken çıkan sesin adı.

Şeyle : Şöyle.

Hışır : Olmamış meyve. Aptal, sersem. Taşkınlık gösteren, yaramaz (kimse).

Çıkar : Dolaylı bir biçimde elde edilen kazanç, menfaat, yarar.

Buzlu : Buz tutmuş, buz bağlamış olan. Buz içinde tutularak, içine buz katılarak soğutulmuş.

Çıka : Kız çocuğu. Yaramaz çocuk.

Suyu : İnanışa göre ölüp gömüleceği yere bilmeden gitmek.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Akar : Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.

 

Kuru : Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı. Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek). Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem. Canlılığını yitirmiş (bitki). Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı. Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze. Kuru fasulye. Salgısı olmayan. Etkisi ve sonucu olmayan. Döşenmemiş, çıplak. Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan. Akıcı olmayan, duygudan yoksun.

Ses : Kulağın duyabildiği titreşim, seda, ün. Herhangi bir davranış, tutum karşısında uyanan ruhsal tepki. Akciğerlerden gelen havanın ses yolunda oluşturduğu titreşim. Duygu ve düşünce. Aralarında uyum bulunan titreşimler.

Diğer dillerde Kafur anlamı nedir?

İngilizce'de Kafur ne demek ? : camphor