Keep one at arms length türkçesi Keep one at arms length nedir

  • Yüz vermemek.
  • Bir kimseyi uzak tutmak.

Keep one at arms length ingilizcede ne demek, Keep one at arms length nerede nasıl kullanılır?

Keep : Yiyecek. Tutmak. Bakmak. İlerlemek. Himaye. İşletmek (otel vb). Kale. Kalmak. Bakım. Geçim.

One : Bir (sayı olarak). Birisi. Tek. Biri. Kimse. Aynı. Bir. Bir sayısı. Bir tane. 1.

At : Bir iş veya hareketten bahsederken kullanılır. Yanında. A. Nezdinde. Üzere. E. Ya. Bir hareketin hedefini gösterir. Da. Bir zamanı belirtmek için kullanılır.

Arms : Arma. Kucak. Savaş silahları. Koyun. Silahlar. Silah. Cephane.

Length : Süre. Taşınabilir geri lambaları. Boy. Parça. Perde ya da pano arkalarında kullanılan yukardan aşağıya dizilmiş lambalar. Metres in length. Müddet. Mesafe. Uzunluk. Bilgisayar, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır.

Keep oneself to oneself : İçine kapanmak. Kendi başına kalmak. Başka insanların arasına karışmadan sakin bir yaşam sürmek. Kendi halinde olmak. İnsanlardan kaçmak. Kendi izole etmek.

Keep oneself close : İhtiyatlı davranmak. Sallanmak. Ortaya çıkmamak.

Keep at arms length : Mesafeli davranmak. Yüz vermemek. Soğuk davranmak. Yakınlaşmaktan kaçınmak. Uzak tutmak.

İngilizce Keep one at arms length Türkçe anlamı, Keep one at arms length eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Keep one at arms length ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Discountenancing : Hoşgörmemek. Soğuk davranmak. Bozmak. Utandırmak. Soğuk bakmak. Şaşırtmak.

Discountenances : Şaşırtmak. Hoşgörmemek. Utandırmak. Soğuk davranmak. Bozmak. Soğuk bakmak.

Discountenanced : Hoşgörmemek. Utandırmak. Şaşırtmak. Soğuk davranmak. Soğuk bakmak. Bozmak.

Keep at arms length : Yakınlaşmaktan kaçınmak. Soğuk davranmak. Mesafeli davranmak. Uzak tutmak.

Play hard to get : Umursamaz görünüp ilgi çekmek. Kendini naza çekmek. Nazlanmak. Kendini ağırdan satmak. Ağırdan satmak. Gösterip de vermemek. Naz yapmak.

Discountenance : Onaylamamak. Hoşgörmemek. Soğuk bakmak. Şaşırtmak. Tasvip etmemek. Utandırmak. Soğuk davranmak. Bozmak. Cesaretini kırmak.