Keep somebody at a distance türkçesi Keep somebody at a distance nedir

  • Soğuk davranmak.
  • Samimi olmamak.

Keep somebody at a distance ingilizcede ne demek, Keep somebody at a distance nerede nasıl kullanılır?

Keep : Konumunda tutmak. Bakım. Kayıt tutmak. Bakmak. Kale. Saklamak. Yiyecek. Tutmak. İlerlemek. Yönelmek.

Somebody : Kimse. Kimisi. Şahsiyet. Önemli birisi. Birisi. Bazısı. Biri. Önemli kimse. Bir kimse.

At : Üzerinde. Bir iş veya hareketten bahsederken kullanılır. Hatta. Üzere. Yanında. Bir zamanı belirtmek için kullanılır. E. Bir hareketin hedefini gösterir. De. Bir miktarı göstermek için kullanılır.

A : Argonun simgesi. Pek iyi. İngiliz alfabesinin birinci harfi. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Miktar belirtir. Belirli bir tür veya nitelikteki. En yüksek not. Bir. (herhangi) bir. Atom ağırlığı.

Distance : Geçmek. Uzaklık. Uzakta tutmak. Fasıla. Toplu cimnastiklerde, biri birinin ardı sıra durarak dizilenleri ayıran derinliğine açıklık. Mesafe. İki kılıçoyuncusu arasında bulunması gereken en elverişli açıklık. Ara. Geride bırakmak. Uzağa koymak.

Action at a distance : Uzaktan etki. Birbirine değmeyen iki nesne arasındaki etkileşim.

Keep somebody on tenterhooks : Diken üstünde tutmak.

Keep somebody in the dark : Bilgi vermemek. Merakta bırakmak.

At a distance : Uzak bir yerde. Belirli bir mesafede. Uzakta. Belli bir mesafede. Uzak bir yerde belirli bir mesafede.

 

Keeping at a distance : -den uzak durmak. Mesafeyi korumak. Mesafeli davranmak. Birinin -den uzak durmasına neden olmak.

İngilizce Keep somebody at a distance Türkçe anlamı, Keep somebody at a distance eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Keep somebody at a distance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Freeze off : Uzaklaştırmak. Uzak durmak. Kovmak. Araya buzdan duvar çekmek. Araya mesafe koymak. Düşmanca davranmak.

Discountenanced : Bozmak. Utandırmak. Soğuk bakmak. Yüz vermemek. Hoşgörmemek. Şaşırtmak.

Keep at arms length : Yüz vermemek. Yakınlaşmaktan kaçınmak. Uzak tutmak. Mesafeli davranmak.

Discountenancing : Şaşırtmak. Hoşgörmemek. Soğuk bakmak. Bozmak. Utandırmak. Yüz vermemek.

Frosts : Keki şekerli bir karışımla kaplamak. Buzlanmak. Kırağı çalmak. Donmak. Ayaz. Şekerleme ile kaplamak. Kırağı tutmak. Dondurmak. Don. Buzlamak.

Give the cold shoulder : Kasıtlı olarak soğuk veya sevimsiz olmak. Umursamamak.

Discountenances : Yüz vermemek. Şaşırtmak. Utandırmak. Hoşgörmemek. Bozmak. Soğuk bakmak.

Frost : Şekerleme ile kaplamak. Dağıtıcı süzgeç. Renksiz, yanmaz asetat; ışın demetinin sınırını yumuşatmada ve dağıtmada kullanılır. Donmak. (cam) buzlandırmak. Buzlamak. Kırağı. Kırağı çalmak.

Discountenance : Onaylamamak. Cesaretini kırmak. Soğuk bakmak. Yüz vermemek. Tasvip etmemek. Utandırmak. Şaşırtmak. Hoşgörmemek. Bozmak.

Give a cold shoulder to : Sert davranmak. -e karşı kayıtsızca davranmak.