Keleştimur nedir, Keleştimur ne demek

Keleştimur; İsim olarak kullanılan bir sözcüktür.

Keleştimur isminin anlamı, Keleştimur ne demek:

Güzel, yakışıklı, güçlü kimse. Yiğit, cesur, bahadır. Keleştimur ismi; Türkçe kökenli olup bir Erkek ismidir.

Keleştimur kısaca anlamı, tanımı

Keleş : Yiğit, cesur, bahadır. Çok yakışıklı, çok güzel. Vücut yapısı gösterişsiz. Çirkin, kötü. Kel. Güzel, yakışıklı (insan). Yiğit, temiz yürekli, kabadayı. Vücut yapısı gösterişsiz, kaba. Beceriksiz. [Bakınız: kelez]. Nişanlı gençlerin düğünden önce dostlarına ve akrabalarına verdikleri yemek. Keçi boynuzu reçeli. Boğa, tavlı sığır. Uzun boynuzlu sığır. Hasta, cılız, zayıf. Bodur. Cılız. Yakışıklı delikanlı; boynuzları uzun ve yukarıya doğru biçimli bir şekilde kıvrık olan besili ve yakışıklı sığır. Güzel. Yakışıklı, güzel, argosu çirkin. "yiğit, mert” ...gibi bir sıfat. Güzel, yakışıklı. Pek yakışıklı, pek güzel. Güzel, yakışıklı kimse. Kahramanmaraş kenti, Pazarcık ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi

Kele : Boğa, tosun.

Yakışıklı : Güzel, gösterişli (erkek).

Bahadır : Savaşlarda gücü ve yılmazlığıyla üstünlük kazanan veya yiğitlik gösteren kimse, batur.

Yakışık : Uygunluk, yaraşma. Yakışıklı delikanlı.

 

Yiğit : Güçlü ve yürekli, kahraman, alp. Gözü pek, düşüncelerini açıkça söylemekten çekinmeyen (kimse). Delikanlı, genç erkek.

Yakış : Yakma işi.

Cesur : Yürekli. Yürekli bir biçimde.

Güzel : Göze ve kulağa hoş gelen, hayranlık uyandıran, çirkin karşıtı. Güzellik kraliçesi. Görgü kurallarına uygun olan. İyi, hoş. Güzel kız ya da kadın. Okşayıcı, aldatıcı, kandırıcı. Beklenene uygun düşen ve başarı düşüncesi uyandıran. Adamakıllı, şiddetli. Hoşa giden, beğenilen, iyi, doğru bir biçimde. Soyluluk ve ahlaki üstünlük düşüncesi uyandıran. Sakin, hoş (hava). Pek iyi, doğru.

Güçlü : Gücü olan, kuvvetli, yavuz. Nitelikleri ile etki yaratan, etkili. Etkisi, önemi büyük olan, sözü geçer, forslu. Şiddeti çok olan.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Yiği : Kötü koku.

Güze : Su kaynağı. Testi. Güzel. [Bakınız: Göze].

Baha : Şaşma, korku, pişmanlık, beğenmeme, öfke, acıma bildirir ünlem. Tepsi, fincan tepsisi. Şaşma bildirir ünlem. Ar. Güzellik, zariflik. Ar. Parıltı. Far. Kıymet, değer, paha.

Yakı : Bazı hastalıkları tedavi etmek amacıyla bir bez üzerine yayılıp deri üzerine uygulanan, beden ısısıyla vücuda yapışan eczalı parça.

Diğer dillerde Kelepir mal anlamı nedir?

İngilizce'de Kelepir mal ne demek ? : bargain good