Kelvin nedir, Kelvin ne demek
Kelvin; Sinema, Veteriner alanlarında kullanılan bir terimdir.
Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:
SI birimlerinde ısıldevingen sıcaklık birimi. (Suyun üçlü noktadaki (yani suyun gaz, sıvı ve katı durumlarının dengede olduğu noktadaki) ısıldevingen sıcaklığının 1/273,16'sına eşittir. Kelvin birimleriyle santigradın aralıkları birbirine eşittir. Santigradla belirtilen bir sıcaklık, kelvin eksi 273,15°C'ye eşittir. 1967'den önce kullanılan "Kelvin derecesi"nin yerine geçmiştir).
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Mutlak ısı olarak tanımlanan, K simgesiyle gösterilen ve termodinamik ısı karşılığı SI birimi cinsinden 1/27.
15e eşit olan ısı veya derece.
Kelvin hakkında bilgiler
K harfi ile gösterilen ve birim aralığı Santigrat (Celsius) derecesiyle aynı olan, ancak sıfır noktası olarak mutlak sıfırı (–273.15 °C) alan sıcaklık ölçüsü birimi. İsmini, termodinamikteki mutlak sıfır kavramını ilk kez gazlardan tüm maddelere uygulayan İskoç asıllı bilimadamı Lord Kelvin'den alır. 1954'teki onuncu Ağırlık ve Ölçüler Genel Konferansı'nda (Conférence Générale des Poids et Mesures) suyun üçlü noktasının termodinamik sıcaklığının (mutlak sıfırla olan farkının) 273.16'da biri olarak tanımlanmıştır. Santigrat derecesi sıfır noktasını suyun donma noktası olarak aldığından, 0 °C 273.15 K'e eşit olur. Benzeri şekilde Santigrat derece olarak ifade edilen herhangi bir sıcaklığı kelvine çevirmek için söz konusu değere 273.15 eklenir. Örneğin: 22 °C=295.15 K (22+273.15) Kelvin sıcaklık birimi 1967'deki 13. Ağırlık ve Ölçüler Genel Konferansı'ndan beri "derece" sözcüğü kullanılmadan tanımlanmakta ve dolayısıyla derece işareti (°) olmadan yazılmaktadır. 10 üzeri eksi 12 düzeyinde, 1 Kelvin'in milyarda biri kadar olan sıcaklığa ise pikokelvin denir.
Kelvin kısaca anlamı, tanımı
Onuncu ağırlık : 100 kilonun üstündeki kiloda yapılan güreşler
Donma noktası : Eriyik durumda bulunan bir metalin kendi özelliğine bağlı olarak donmaya başladığı andaki ısı derecesi. Suyun donmaya başladığı derece.
Sıfır noktası : Tutum ölçekleme yordamında oransal ölçüm düzeyine ulaşmak ve böylelikle belli bir tutum konusunda yandaş ve karşı olanların göreli oranlarını saptamak üzere bir tutumsuzluk bölgesi içinde sıfır sayılan nokta.
Sı birimleri : Uluslararası Ağırlıklar ve Ölçüler Genel Konferansı'nın uluslararası ilişkilerde, özellikle bilimsel alış verişte kullanışlı ve tek bir ölçü dizgesi oluşturmak için benimsediği birimler. (1960'ta "Uluslararası Birimler Dizgesi" (Système International d'Unités) adını aldı ve bütün dillerde "SI" kısaltmasıyla gösterilmesi benimsendi. Bugün tüm bilim dünyasında ortaklaşa kullanılan ve eski "CGS" dizgesinin yerini alan SI'nin yedi temel birimi, bunların ek birimleri, türevleri vardır. Yazımları, kısaltmaları, kat ve askatları birörnekleştirilmiştir. Bu kitapta da SI birimleri kullanılmıştır).
Termodinamik : Isı enerjisi ile kinetik enerji arasındaki ilgileri ve bu konuyla ilgili olayları inceleyen fizik kolu.
Mutlak sıfır : Salt sıfır.
Tanımlanmak : Tanımı yapılmak, tarif edilmek.
Dolayısıyla : Dolaylı olarak, doğrudan ilgili olmayarak. Nedeniyle.
Tanımlanma : Tanımlanmak işi.
Söz konusu : Sözü edilen, üzerinde konuşulan, bahis konusu, bahis mevzusu, mevzubahis.
Kullanılma : Kullanılmak işi.
Gösterilen : Göstergenin kavram yönü, gösterenle birleşerek göstergeyi oluşturan içerik. Bir adın kaplamı olan nesne.
Belirtilen : Tamlanan.
Üçlü nokta : Her özdeğe özgü bir tek değeri olan ve katı, sıvı, gaz evrelerinin birlikte dengede bulundukları durum. Üçlü nokta ile temsil edilen koşullarda, her üç faz birbiri ile dinamik denge halinde olan faz diyagramında, üç faz sınırının kesiştiği nokta.
Konferans : Topluluğa bir konuda bilgi vermek amacıyla yapılmış olan konuşma. Uluslararası bir sorunun çözülmesi için yapılmış olan toplantı.
Santigrat : Suyun buz olma noktasını 0, buharlaşma noktasını 100 sayarak arasını derece olarak adlandıran, yüz eşit kısma bölme yoluyla bulunan ısı ölçeği (°C).
Aralıkla : Aralıklı bir biçimde.
Çevirmek : Bir şeyin yönünü değiştirmek. İşlemek, yapmak. Geri göndermek. Çeviri yapmak. Yolundan alıkoymak, yoldan döndürmek. Kâğıt oyunu oynamak. Yönetmek, idare etmek. Bir giyeceği söküp iç yüzünü dışa getirmek. Öteki yüzünü görünür duruma getirmek. Döndürerek hareket ettirmek. Bir durumdan başka duruma geçmek. Bir durumdan başka duruma getirmek, dönüştürmek. Durdurmak. Çevrilemek, tevil etmek. Bir yerin çevresini bir şeyle sarmak, kuşatmak.
Sıcaklık : Sıcak olan şeyin durumu, etkisi veya sıcak olan şeyin niteliği, hararet. Bir araçla veya cihazla ölçülebilen ısı derecesi, suhunet. Hamamlarda yıkanılan sıcak yer. Sevgi, içtenlik ve sevimlilik.
Yazılmak : Yazma işi yapılmak. Kendini bir yere yazdırmak, kaydolmak. Birine tutulmak, sevmek.
Diğer dillerde Kelvin anlamı nedir?
İngilizce'de Kelvin ne demek ? : kelvin, k

Bu kısımda Kelvin nedir? Kelvin ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kelvin tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kelvin hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.