Kenarortay nedir, Kenarortay ne demek

Kenarortay; bir matematik terimidir.

  • Bir üçgende her tepeden karşı kenarın ortasına indirilen doğru parçası
  • Bir dikdörtgenin karşılıklı iki kenar ortasını birleştiren doğru parçası.

Osmanlıca Kenarortay ne demek? Kenarortay Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

hatt-ı vâsıl

Kenarortay hakkında bilgiler

Kenarortay üçgende bir kenarın orta noktasını karşı köşeye birleştiren doğru parçası. Kenarortayların kesiştiği noktaya o üçgenin ağırlık merkezi denir ve G harfi ile adlandırılır.

Kenarortay anlamı, kısaca tanımı:

Üçgen : Bu biçimde olan. Üç tepe noktası, üç açısı, üç kenarı olan geometri biçimi, müselles.

Kenar : Bir biçimi sınırlayan çizgilerden her biri. Bir şeyi çevreleyen çizgi. Pervaz, çizgi, antika, baskı vb. çevre süsleri. Merkezden uzak olan, kuytu, ıssız, sapa, tenha yer. Yan. Bir şeyin, bir yerin bitiş kısmı veya yakını, kıyı, yaka.

Orta : Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Yeniçeri Ocağında tabur. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. İyi ile kötü arasındaki durum. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Orantı. Ne uzun ne kısa, midi. Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Ne büyük ne küçük, midi. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer.

 

Parça : Tane. Nesne. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Müzik eseri. Pasaj. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Güzel, alımlı kız veya kadın.

Tepe : Bakışım ekseni bulunan bir eğrinin veya yüzeyin bu eksenle kesişme noktalarından her biri. Başın üst, kafatasının iki kulak arasında kalan bölümü. Çokgende veya çok yüzlüde köşelerden her biri. Bir şeyin en üstteki bölümü. Birinin yanı başı, baş ucu. Yüksekliği genellikle birkaç yüz metreyi geçmeyen, çok kez tek başına, yamaçları yatık yer biçimi. Bir yerin, bir nesnenin vb.nin üstü, hizası. İkizkenar bir üçgende eşit kenarların kesişme noktası.

Dikdörtgen : Bu biçimde olan. Açıları dik olan paralel kenar, mustatil.

Karşılık : Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele. Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel. Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat. Cevap, yanıt. Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz.

 

Nokta : Orta nokta. Nöbetçi bulunan yer. Sınır, derece, radde. Cümlenin bittiğini anlatmak için sonuna konulan, küçük benek biçimindeki noktalama işareti (.). Nöbetçi, gözcü, bekçi. Bazı harflerin üzerine konulan ufak işaret. Yer. Çok küçük boyutlarda işaret, benek. Konu, konu ile ilgili önemli bölüm. Hiçbir boyutu olmayan işaret.

Kesiş : Kesme işi.

Ağırlık : Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerli olma durumu. Takı. Ağırbaşlılık. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Yük, külfet. Sıkıntı. Sorumluluk. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Ağır olma durumu. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Etki, baskı, güçlük.

Merkez : Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir işin öğretildiği yer. Belirli bir yerin ortası. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Biçim, tarz. Polis karakolu. Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri.

Diğer dillerde Kenarortay anlamı nedir?

İngilizce'de Kenarortay ne demek? : n. median

Fransızca'da Kenarortay : médiane [la]

Almanca'da Kenarortay : die Seitenhalbierende mat

Rusça'da Kenarortay : n. медиана (F)