Kendiliğinden denge nedir, Kendiliğinden denge ne demek

Kendiliğinden denge; İktisat alanında kullanılan bir sözcüktür.

İktisat terim anlamı:

Fizyokrat ve liberal ekonomi anlayışının doğal düzen inancından doğan ve tam rekabet koşulları içinde hiçbir müdahale olmaksızın piyasalarda gerçekleşen iktisadi denge.

Kendiliğinden denge anlamı, kısaca tanımı

Deng : Denk, eşit, uygun. Sersem, dengesiz, akılsız, dalgın. Denk, eş

Kend : Kasaba, şehir.

Denge : Bir nesnenin veya bir insanın devrilmeden durma hâli, muvazene, balans. Siyasi güçlerin, yetkilerin birbirini sınırlayacak biçimde dağıtılması. Zihinsel ve duygusal uyum, istikrar. Ekonomik hayatın uyumlu düzeni. Birbirini ortadan kaldıran güçlerin sonucu olan durma hâli.

Kendi : İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat. Kişinin özel olarak vurgulandığını anlatan bir söz. "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak "o" ve "onlar" yerine kullanılan bir söz. Yaptığı, giriştiği bir işte başkalarının herhangi bir etkisi bulunmadığını belirten bir söz.

Kendiliğinden : İnsan eliyle ekilmeden yetişen, hudayinabit. Dış etkilerin zorlaması olmadan iç sebeplerle oluşan. İradesiz olarak gerçekleşen (hareket), spontane. (ke'ndiliğinden) Başka şeylerin etkisi olmaksızın, kendi kendine, bizatihi.

 

Kendiliğinden dengeleyiciler : Bir ekonomide iktisadi dalgalanmaların ortaya çıkması durumunda herhangi bir müdahale olmaksızın devreye girerek olumsuz gidişi yavaşlatan artan oranlı gelir vergisi ve işsizlik sigortası gibi dengeleyiciler.

Liberal ekonomi : Onsekizinci yüzyılda İngiltere ve Fransa'da gelişen iktisadi liberalizme dayanan ekonomi.

Tam rekabet : Giriş ve çıkışın serbest ve bilginin tam olduğu, türdeş mallar üretilen piyasada çok sayıda satıcı ve çok sayıda alıcı arasındaki rekabet.

Doğal düzen : Merkantilistlere karşıt olarak ilk kez Fizyokratlar tarafından ortaya atılan ve Adam Smith tarafından geliştirilen; evrende kendiliğinden bir düzenin bulunduğu, bireylerin çıkarlarının toplumun ortak çıkarları ile özdeş olduğu bu düzende devlet müdahalesinin karmaşaya yol açtığını ileri süren düşünce.

Fizyokrat : XVIII. yüzyılda ortaya çıkan, tarım emeğinin üretici emek olduğunu ve yalnızca bu emeğin değeri yarattığını ileri süren ekonomi görüşünü savunan.

Müdahale : Karışma, araya girme. Bir dava sonucu verilecek olan kararın, dolaylı olarak etkileyeceği üçüncü kişilerin davaya katılmaları.

Koşullar : Şerâit.

İktisadi : Ekonomik.

Anlayış : Anlama işi, telakki. Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Hoş görme, hâlden anlama. Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite.

İktisad : Tutum.

Rekabet : Aynı amacı güden kimseler arasındaki çekişme, yarışma, yarış.

 

Liberal : Hürriyet ve serbestlikle ilgili. Hoşgörülü. Serbest ekonomiden yana olan (kimse, parti vb.), liberalist.

Ekonomi : İnsanların yaşayabilmek için üretme, ürettiklerini bölüşme biçimlerinin ve bu faaliyetlerden doğan ilişkilerin bütünü, iktisat. Bu ilişkileri inceleyen bilim dalı, iktisat. Tutum.

Piyasa : Satıcıların mal satmak için bir araya geldiği yer, pazar. Ortalık. Alışveriş fiyatı, geçerli fiyat. Arz ve talebin karşılaştığı alan. Bir yol üzerinde gidip gelerek gezinme.

İnancı : İnancılığı savunan, fideist.

Diğer dillerde Kendiliğinden denge anlamı nedir?

İngilizce'de Kendiliğinden denge ne demek ? : automatic balance