Keratocele türkçesi Keratocele nedir

  • Korneanın desement katının (lamina elastika interna) göz içi basınçla, korneadaki bir yara veya ulkustan dışarı çıkıntı yapması. solea ungulae’nin iç yüzünde büyüyen ve corium soleae’ye basınç yapan tırnak tümörü, kerasel.
  • Kerasel.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Keratosel.

Keratocele ingilizcede ne demek, Keratocele nerede nasıl kullanılır?

Keratocentesis : Kornea veya limbustan camera anterior bulbi’ye iğneyle girerek sıvı alma. Keratosentez. Keratosentezis.

Keratoconjunctivitis : Kornea iltihabı. Keratokonjuktivitis. Keratokonjonktivit. Keratokonjunktivit. Kornea ve konjunktivanın birlikte yangısı. Kornea ve konjunktiva iltihabı.

Keratoconus : Keratokon. Keratokonus. Kornea çıkıklığı. Kornea orta kısmında herhangi bir renk değişikliği oluşmaksızın konik veya yuvarlak bir çıkıntı oluşması.

Infectious bovine keratoconjunctivitis : Enfeksiyöz sığır keratokojuntivitisi. Sığırların bulaşıcı keratokonjunktivitisi. Dünyanın her yerinde rastlanan, yazın vektörü olan hippolates cinsinden sineklerdeki artışa bağlı olarak salgınlar halinde ortaya çıkan, moraxella bovis tarafından oluşturulan, göz kapağı zarlarının yangısı ve kornea ülseriyle belirgin hastalık, enfeksiyöz sığır keratokojuntivitisi, pembe göz hastalığı, enfeksiyöz keratokonjuktivitis.

 

Infectious keratoconjuctivitis pink eye : Sığırların bulaşıcı keratokonjunktivitisi. Enfeksiyöz keratokonjuktivitis.

Keratoid : Nasır tutmuş. Sert ve kaba dokusu olan. Boynuza benzeyen.

Keratoderma : Avuç içi ve tabanlar derisinin kalınlaşmasıyla ilgili olan rahatsızlık (patoloji). Keratodermi.

Kerato : Boynuz.

Keratogenesis imperfekta herediteria bovina : Sığırlarda ayak derisiyle birlikte corium coronarium ve corium limitan’sın yeterli gelişmemesi biçiminde ortaya çıkan bir epidermal yapılış bozukluğu. Keratogenezis imperfekta herediteriya bovina.

Keratoiridocyclitis : Keratoiridosiklitis. Keratoiridosiklit. Kornea, kirpiksi cisim ve irisin bir aradaki yangısı.

İngilizce Keratocele Türkçe anlamı, Keratocele eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Keratocele ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Herniation : Herniyasyon. Fıtık oluşumu. Fıtık. Fıtıklaşma.

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

Abdominal pain : Abdominal ağrı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Karın ağrısı.

Abdomen : Karın. Karın (böcek gövdesinde). Batın. Karnın altı. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım.

A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

 

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

Abattoir : Kesimevi. Salhane. Mezbaha. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

Keratocele synonyms : abdominal ovariectomy, a clay, abaxial, abdominal distention, a dna, abdominal palpation, a c syndrom, hernia.