Keratoid türkçesi Keratoid nedir

  • Sert ve kaba dokusu olan.
  • Nasır tutmuş.
  • Boynuza benzeyen.

Keratoid ingilizcede ne demek, Keratoid nerede nasıl kullanılır?

Keratoiridocyclitis : Keratoiridosiklit. Keratoiridosiklitis. Kornea, kirpiksi cisim ve irisin bir aradaki yangısı.

Keratoiritis : Kornea ve irisin birlikte yangısı. Keratoiritis. Keratoirit.

Kerato : Boynuz.

Keratoacanthoma : Keratin içeren, orta kısmında krater benzeri bir delikle deri yüzeyine bağlantılı iyicil, süratle büyüyen kistik bir tümör, intrakutan kornifiye epitelyom. Keratoakantoma. Keratoakantom.

Keratocele : Kerasel. Korneanın desement katının (lamina elastika interna) göz içi basınçla, korneadaki bir yara veya ulkustan dışarı çıkıntı yapması. solea ungulae’nin iç yüzünde büyüyen ve corium soleae’ye basınç yapan tırnak tümörü, kerasel. Keratosel.

Keratogenesis imperfekta herediteria bovina : Keratogenezis imperfekta herediteriya bovina. Sığırlarda ayak derisiyle birlikte corium coronarium ve corium limitan’sın yeterli gelişmemesi biçiminde ortaya çıkan bir epidermal yapılış bozukluğu.

Keratocentesis : Kornea veya limbustan camera anterior bulbi’ye iğneyle girerek sıvı alma. Keratosentezis. Keratosentez.

Keratoderma : Avuç içi ve tabanlar derisinin kalınlaşmasıyla ilgili olan rahatsızlık (patoloji). Keratodermi.

 

Keratoconjunctivitis : Keratokonjunktivit. Keratokonjonktivit. Keratokonjuktivitis. Kornea ve konjunktivanın birlikte yangısı. Kornea ve konjunktiva iltihabı. Kornea iltihabı.

Keratohyalin : Epidermisin granüllü tabakasındaki hücrelerin içinde bulunan granüller. Keratohiyalin.

İngilizce Keratoid Türkçe anlamı, Keratoid eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Keratoid ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Scleroprotein : Sert protein. Bağlayıcı ve iskelet dokularında bulunan lifli çözünmez protein (biyokimya). Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Fibröz protein. Bağ dokusunda, iskelette ve epidermiste, tırnakta ve saçta bulunan, genellikle ipliksi olan ve sulu çözeltilerde erimeyen, kollagen, kondrin, elastin, keratin gibi herhangi bir protein grubu. Skleroprotein.

Actinic keratosis : Solar keratozis. Aktinik keratoz. Aktinik keratozis.

Albuminoid : Albuminoit. Albüminoid. Skleroprotein grubu bileşiklerden herhangi biri. albümine benzer basit protein. Aibüminoit. Bağdokusu ve iskelet dokularında bulunan çözünmez holoprotein. Skleroprotein (biyokimya). Albüminoit. Albüminli.

Hair : Tüy. İplik biçiminde olan herhangi bir deri uzantısı, kıl. trikom. kuş tüyü. Kafatasının derisi üzerinde uzayan kıllara verilen özel ad. tüy. kıl. Saçlar. Saç. Kıl. Hayvan ve insanların derisinden çıkan belirsiz sayıda ince tel. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Lif. Deri içerisinde ve dışında yer alan, kesitinde medulla, korteks ve kıl kütikülası bulunan, kuvvetli, düz ve genellikle kaba olan yapağıdan daha düz esnek epidermal oluşumlar. dermiste yatık uzanan kıllar deri yüzeyinden dar açıyla dışarı açılırlar. vücudun değişik bölgelerinde çeşitli doğrultularda örgülenmeler yaparlar.

 

Horny : Boynuz gibi. Boynuzdan yapılmış. Kaba. Azmış. Dik. Abaza. Sert. Sert ve kaba. Azgın. Abazan.

Corniculate : Boynuzları olan. Kornikulat.

Ceratin : Keratin.

Wart : Siğil. Kazıntı (cam). Şiş. Siğile benzeyen çıkıntı. Yumru.

Horn : Birçok toynaklı hayvanların başlarında taşıdıkları ve özellikle saldırma, savunma silahı olarak kullandıkları sert ve içi boş uzantı. boynuz şeklindeki herhangi bir çıkıntı. Kalkmış penis. İçindeki bir zarın titremesiyle ses çıkaran, çevreyi uyarma aygıtı. Bolluk simgesi. (böcekte) duyarga. Boynuzlamak. Kap burnu. Boynuzdan yapılmış eşya. Toslamak.

Keratoid synonyms : keratosis pilaris, darier's disease, keratosis blennorrhagica, keratosis follicularis, keratoderma blennorrhagica, skin disorder, disease of the skin, callused, verruca, horniest, feather, hornier, plume, plumage, skin disease, seborrheic keratosis, hornlike.