Kesene nedir, Kesene ne demek

"Kesene" ile ilgili cümle

  • "Şimdi bu, kesene işlerine girişiyor, mekteplere ekmek veriyor. Trabzonlu bir ortakla bir eskici koltukçu dükkânı işletiyor." - M. Ş. Esendal

Yerel Türkçe anlamı:

Ortaklaşa tutulan bekçiye verilecek ücretin, her eve düşen eşit payı : Sizin bağın keseni 125 kuruştur.

Götürü, toptan iş.

Yaptığı kötü davranışı affettirmek için müritin dedeye verdiği para : Küfrettim diye dedeye on lira kesene verdim.

Kesinti.

Kira.

Abone.

Anlaşma, yazılı sözleşme. 8.bk. kesenkes.

Vergi, haraç.

Kesin, kati, kesinliğe yakın olarak

Haraç, vergi.

Götürü

Bilimsel terim anlamı:

Peşin para ile belirli bir süre için bir nesnenin alıcısı olma işlemi.

İngilizce'de Kesene ne demek? Kesene ingilizcesi nedir?:

subscriber

Kesene anlamı, tanımı:

Kesen : Bir şekli özellikle bir üçgenin kenarlarını kesen doğru. Kesme işini yapan.

Keseneğe almak : Gelirini satın almak, iltizam etmek.

Keseneğe vermek : Bir şeyin gelirini önceden götürü olarak satmak.

Kesenek : Görevlilerin aylıklarından her ay belli oranda kesilip bir sosyal güvenlik kurumuna yatırılan para. Fabrika, çiftlik vb. gelir kaynaklarının gelirini satın alma işi, iltizam.

Kesenekçi : Keseneği alan kimse, iltizamcı, kesimci, mültezim.

 

Sözleşme : Hukuki sonuç doğurmak amacıyla iki veya daha çok kişinin, kuruluşun karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla gerçekleşen işlem, bağıt, akit, mukavele, kontrat. Sözleşmek işi. Bu işlemi gösteren belge, mukavelename.

Yazılı : Yazılı sınav. Yazılmış olan, muharrer, sözlü karşıtı. Geçerli olan, nominal. Üzerinde yazı bulunan, yazısı olan.

Anlaşma : Anlaşmak durumu. Devletler arası siyasal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılmış olan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge, uyuşma, itilaf, antant, konvansiyon. Sözleşme.

Götürü : Fiyatını toptan belirleyerek. Fiyatı veya ücreti toptan belirlenen (iş vb.).

Toptan : Toplu bir biçimde olan, global. Toplu bir biçimde. Büyük ölçüde, çok miktarda yapılmış olan (alışveriş), perakende karşıtı.

Satış : Satma işi. Satıcı ile alıcı arasında yapılmış olan ve bir malın alıcıya verilmesi ve bunun karşılığında bir fiyat, bir değer alınması yoluyla yapılmış olan işlem, satım.

Veya : Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz. Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut.

Kesene kartı : Kesenelere ilişkin işlemlerin düzenli yürütülmesi amacıyla, bu yöndeki koşulları tümüyle kapsayan ve uygulamaları sonuçlarıyla gösteren bilgi verici kart.

Kesene kesmek : Mal sahiplerinin vereceği bekçi ücretini kararlaştırmak: Yarın bağların kesenesi kesilecek.

Kesene ödeği : Güvenceci ya da güvenceliye deniz yoluyla gönderilecek mal için ortaya çıkabilecek dokuncaları belirli bir süre karşılayabilmek amacıyla düzenlenen güvenceli, keseneli ödek.

 

Kesene payı : Katılma yüklenimi. Kesene parası. Yaygın ortaklıklarda pay iyesi olma sözleşmesi. Bir malın yetiştirici ya da yapımcısı ile tüketicisi ve alıcısı arasında bilinen ve çoğunlukla önceden ödenen bir karşılık değerine dayanılarak belirli bir süre için, bir maldan yararlanmak amacıyla yapılan anlaşma ya da sözleşme.

Kesene vermek : Götürü usulüyle iş yaptırmak

Kesenek belgeleri : Yasasına göre işçi yararına yapılacak işlemler sağlanılmak üzere işverence düzenlenerek Toplumsal Güvenceler Kurumuna belirli süreler içinde verilmesi zorunlu olan belgeler.

Kesenek oranları : İşçi yararına sağlanacak çeşitli güvenceler karşılığı yasasına göre işveren ve işçiden alınacak kesenekler oranı.

Kesenekçilik : Kesenekçinin yaptığı iş, kesimcilik, iltizamcılık, mültezimlik.

Kesenekge : Kertenkele.

Keseneli : Borçlu, aboneli. Kesin belgelerle bağlanmış, yükümlülüğü üstlenmiş bulunan. Parasını önceden ödeyerek karşısındakinin yapacağı bir işten belirli bir süre için yararlanan, belirgin koşulla belirli bir süre için alıcı olan. Bir gazete, bir dergi ya da bölüntülü basılan herhangi bir yayına belirli bir süre için alıcı olarak bağlanan.

Diğer dillerde Kesene anlamı nedir?

İngilizce'de Kesene ne demek? : [kese] n. bath glove, bag, purse, pocket, bladder, pouch, scrip, vesicle, sac

n. secant

Rusça'da Kesene : n. соглашение (N), абонирование (N)