Kick the bucket türkçesi Kick the bucket nedir

  • Ruhunu teslim etmek.
  • Cehennemi boylamak.
  • Eşek cennetini boylamak.
  • Öbür dünyayı boylamak.
  • Tahtalıköyü boylamak.
  • Nalları dikmek.
  • Gebermek.
  • Kalıbı dinlendirmek.
  • Zartayı çekmek.
  • Ölmek.

Kick the bucket ingilizcede ne demek, Kick the bucket nerede nasıl kullanılır?

Kick : Tepmek. Bir oyuncunun topu ayağı ya da kafası ile herhangi bir arkadaşına, kaleye ya da alan dışına göndermesi. Tekme atmak. Tekmelemek. Vazgeçmek. Geri tepmek. Tepinmek. Sızlanmak. Çitme atmak.

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık.

Bucket : Bakraç. Tulumba pistonu. Bilgisayar, madencilik alanlarında kullanılır. Kova. Gerdel. Kova ile çekmek. Dörtnala koşturmak. Kovayla taşımak. Şakır şakır yağmak. Bardaktan boşanırcasına yağmak.

Kick the habit : Bir alışkanlığı bırakmak. Bir bağımlılıktan kurtulmak. Alışkanlığı bırakmak. Alışkanlıktan kurtulmak.

A drop in the bucket : Çok düşük ve önemsiz miktar. Devede kulak.

Drop in the bucket : Okyanusta bir damla. Çok küçük bir miktar. Aşırı derecede küçük miktar. Devede kulak.

İngilizce Kick the bucket Türkçe anlamı, Kick the bucket eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Kick the bucket ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Drop dead : Mortu çekmek. Kaybol!. Aniden ölmek. Düşüp ölmek. Küt diye gitmek. Defol!.

Choke : Boğmak. Tıkanmak. Boğma. Durdurmak. Kodes. Boğarak öldürmek. Baskılamak. Boğulmak. Nefesini kesmek.

Croak : Nallamak. Tahtalı köyü boylamak. Gaklamak. Kurbağa gibi ses çıkarmak. Zıbarmak. Karga gibi ötmek. Öldürmek. Kurbağa sesi çıkartmak. Gümlemek.

Go west : Kötü gitmek. Kaybolmak. (eşya) bozulmak. Öbür dünyaya göçmek. Mahvolmak. Batıya gitmek.

Croaked : Fertiği çekmek. Vraklamak. Kurbağa gibi ses çıkarmak. Boğuk ses çıkarmak. Zıbarmak. Nallamak. Kurbağa sesi çıkartmak. Gümlemek. Karga gibi ötmek.

Pop off : Kıyameti koparmak. Çekip gitmek. Bağırıp çağırmak. Ortalığı birbirine katmak. Mortoyu çekmek. Zıbarmak. Kıkırdamak.

Conk out : Arıza yapmak. Arızalanmak. (resmi olmayan) uyuyup kalmak. Aniden durmak. Enerjisi ya da yakıtı bitmek. Bayılmak. Bozulmak. Kendinden geçmek. Uyuyakalmak.

Die : Canı çıkmak. Yivaçarın çelikten yapılmış ve dişi açan parçaları. Göçmek. Yivaçar lokması. Yivaçarın diş açan parçası. Kandilin yağı tükenmek. Bitmek. Sona ermek. Yaşamını noktalamak. Solmak.

Chokes : Nefes darlığı. Boğarak öldürmek. Boğulmak. Nefesini kesmek. Tıkamak. Tıkanmak. Bastırmak. Boğmak. Baskılamak.

Go belly up : İflas etmek.

Kick the bucket synonyms : croaking, yield up the ghost, push up the daisies, conks, check out, belly up, perish, conked, bite the dust, hop the twig, kick it, buy it, crap out, croaks, cash in, perishes, conk, conking, give up the ghost, peg out, snuff it, kick off.