Kilte nedir, Kilte ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Toka (saç, pantalon, vb.).

Yular : Ayşe atın küfesini tak da koşduralım.

İplikten ya da ipten örülmüş düğme iliği.

Düğme.

Toka.

Kilte anlamı, tanımı

Kilt : Yön, yan

Kiltek : Ufalanmış sabun parçası.

Kilteliiğne : Çengelliiğne.

Kilten : Bakır, çinko, tunç ya da topraktan yapılmış tek kulplu su kabı. Eklem yeri. Bakır su bardağı. (Saçıkara İslahiye Gaziantep).

Kiltene : Bakır, çinko, tunç ya da topraktan yapılmış tek kulplu su kabı.

Kilter : Köpeklerin boynuna takılan halka.

Pantalon : Esası pantolon olan yanlış kullanılan bir kelime. Genelde erkeklerin tercih ettiği giyecek.

Pantal : %4,2 Cu, %0,3-0,6 Mn ve %0,5-0,9 Mg içeren aşınmaya (korozyona) dirençli aluminyum alaşımı.

Düğme : Giyecek, yorgan vb.nin bazı yerlerine ilikleyici veya süs olarak dikilen kemik, metal, sedef gibi sert maddelerden yapılmış küçük tutturma aracı. Çevrilmek veya üzerine basılmak yoluyla bir elektrik akımını açan, kapayan, herhangi bir makineyi işleten veya durduran parça. Üst deri altındaki kıkırdak ve yağdan oluşmuş düğme biçimindeki çıkıntı.

Panta : Hırsızlık.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Yular : Bir yere bağlamak veya çekerek götürmek için hayvanın başlığına veya tasmasına bağlanan ip.

 

İplik : Pamuk, keten, yün, ipek, naylon vb. dokuma maddelerinin uzun, ince liflerinden her biri. Bu liflerin birlikte bükülmüş ve çekilmiş durumu. Fasulye, bakla vb. sebzelerin veya bazı meyvelerin lifi.

Küfe : Genellikle söğüt veya başka ağaç dallarından örülen, yük taşımaya yarayan, kaba ve dayanıklı sepet. Kaba et, kıç. Bu sepetin alabildiği miktarda olan.

Yula : Yular. Meşale.

Ayşe : Rahat ve huzur içinde yaşayan.

Toka : Kemer, kayış, ayakkabı vb.nin iki ucunu birbirine bağlamaya, bunları istenilen genişlikte tutmaya yarayan, türlü biçimlerde tutturmalık. İçki içerken birinin şerefine, sağlığına kadeh tokuşturma. Kadınların saçlarını bir arada tutmaya yarayan, bazen de süs olarak kullanılan araç. El sıkışma.

Tak : Tahta vb. bir şeye vurulduğunda veya silah patlayınca çıkan tok ve sert ses. Millî bayramlarda veya önemli bir olayı anmak için düzenlenen şenliklerde, geçit yapılacak caddelere geçici olarak kurulan, yazılar ve çiçeklerle süslenen kemer.

Saç : Baş derisini kaplayan kıllar. 1.Düğünde erkek evinden kız evine gönderilen yiyecekler. 2.Düğünde güveyin babasının verdiği para, bahşiş. Kafatasının derisi üzerinde uzayan kıllara verilen özel ad. Tüy. Kıl. [Bakınız: kuyruklu yıldız saçı]. Genellikle, kalınlığı 1 cm'den çok ve genişliği de 30 cm den az olmayan ince, uzun metal parça. Üzerinde ekmek ya da yufka pişirilen yuvarlak saç. (Erenköy, İnönü Eskişehir). Kafatasının derisi üzerinde uzayan tüylere verilen özel bir ad. Tüy. bk. kıl.

Da : Doğrulama, uygun bulma, evet. [Bakınız: dahacık, dâhacık]. Daha anlamında kullanılır. Şaşma bildirir ünlem. Değil mi ya anlamında kullanılır. İşte, orada, şurada. Genellikle cümle sonlarında çeşitli anlamlarda kullanılan ünlem. Bağlama ve kuvvetlendirme edatı. Daha, henüz. Da, dahi (bk. de). Dağ. Dahi, da. Henüz. Dağı. Dağa. Daha.

Diğer dillerde Kilöz plörazi anlamı nedir?

İngilizce'de Kilöz plörazi ne demek ? : chylous pleurisy