Kobak nedir, Kobak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Palamut ağacının ya da karaçalının yemişi.

Çam ve servi kozalağı.

Haşhaş bitkisinin tohumu.

Taneli ve tanesiz mısır koçanı.

Taze mısır.

Ufak taneli beyaz buğday.

Ham incir.

Başta çıkan ur.

Dikdörtgen biçiminde dizilmiş ot bağlamları.

Köylülerin yüzük oynamak için kullandıkları huni biçimindeki tenekeler.

Topaç.

Balık ağlarında kullanılan mantar.

Otuz kiloluk tahıl ölçeği.

Meşe ağacı meyvesi.

Kobak anlamı, kısaca tanımı

Koba : Ebegümeci. Baca. Mağara

Kobaklar : Balıkesir kenti, Havran ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Manisa ilinde, Gördes ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Manisa kenti, Soma ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Mısır koçanı : Mısır taneleri ve koçan kılıfları ayrıldıktan sonra geriye kalan kısım.

Dikdörtgen : Açıları dik olan paralel kenar, mustatil. Bu biçimde olan.

Karaçalı : Hünnapgillerden, kurak yerlerde yetişen, çiçekleri altın sarısı renginde, dikenli bir bitki, çalı dikeni (Paliurus spinosa). İki kişinin arasına girerek ilişkileri bozan kimse.

Karaçal : Burdur ilinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Çorum ilinde, Alaca ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Ordu şehri, Akkuş belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

 

Oynamak : Vakit geçirme, eğlenme, oyalanma vb. amaçlarla bir şeyle uğraşmak. Tehlikeye düşürmek. Bir film, oyun vb.nde rol almak. Oyalanmak, gereği gibi yapmamak, boşuna vakit geçirmek. Sarsılmak, yeri değişmek. Rastgele yön vermek, aldatmak. Sporla ilgili çalışmalara katılmak. Bir şeyi sürekli evirip çevirmek veya sürekli olarak ona dokunmak. Büyük bir ustalık, beceri ve kolaylıkla bir işi yapmak. Herhangi birine karşı önemsemeyici davranışlarda bulunmak. Değişiklik göstermek. Eşyanın herhangi bir parçası kımıldamak, hareket etmek. Müziğin gerektirdiği uyumlu hareketleri yapmak. Kımıldamak, hareket etmek. Tedirgin etmek, rahatsız edici davranışta bulunmak. Film gösterilmek. Tiyatro eseri sahneye konmak. Değiştirmek, bozmak, tahrif etmek.

Bitkisi : Sonu.

Palamut : Uskumrugillerden, ortalama 1-2 kilogram gelen, eti esmer, büyüklüğüne göre "Çingene palamudu, torik, sivri, altıparmak, piçuta" adlarını alan, pulsuz bir balık, sivri (Pelamys sarda). Rulo biçiminde hazırlanmış kopya. Yurdumuzda yetişen meşe türlerinin uzunca, fındığa benzeyen, sert ve pürüzlü, bir yüksük içinde bulunan, tanen bakımından zengin meyvesi, pelit.

Kiloluk : Herhangi bir kilo ağırlığında. Bir kilo ağırlığında.

Tanesiz : Tanesi olmayan.

Mantar : Mantarlardan, içinde zehirlileri de bulunan, silindir bir gövde ve üst tarafı şapka biçiminde olan ilkel canlıların genel adı (Fungi). Esnek ve sudan hafif olduğundan şişe tapası, cankurtaran simidi, cankurtaran yeleği, ayakkabı tabanı ve daha birçok şeyin yapımında kullanılan, su geçirmeyen, meşe ağacı tabakası. Balık ağlarını su yüzünde tutmaya veya olta sarmaya yarayan mantar parçası. Uydurma söz, yalan. Mantar hastalığı. Mantar hastalığına neden olan mikroskobik canlı. Hayvanların burun ucu. Kaldırıma araçların park edilmesini engellemek amacıyla zemine gömülmüş mantar biçiminde beton yükselti. Bu tabakadan yapılmış olan şişe tapası. Çocukların özel tabanca ile patlattıkları barutlu madde.

 

Kilolu : Ağır. Şişman.

Teneke : Yumuşak çelikten yapılmış üzeri kalay kaplı ince sac. Bu sacdan yapılmış. Bu sacdan yapılan, yaklaşık yirmi litre hacmindeki kap. Bu kabın aldığı miktarda olan.

Taneli : Tanelerden oluşmuş. Çeşitli boylarda tanesi olan.

Buğday : Buğdaygillerin örnek bitkisi (Triticum). Bu bitkinin başaktan ayrılıp öğütülmesiyle elde edilen tanesi.

Haşhaş : Gelincikgillerden, kapsüllerinden afyon elde edilen, tohumlarından yağ çıkarılan bir yıllık ve otsu bir kültür bitkisi (Papaver somniferum).

Bağlam : Deste. Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce veya sonra gelen, birçok durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim veya birimler bütünü, kontekst. Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü veya bağlantısı, kontekst. Bent.

Oynama : Oynamak işi.

Topaç : Çevresine ip sarılıp birden bırakılarak ya da kamçı ile vurularak döndürülen koni biçiminde ucu sivri oyuncak. Kurşun borunun ağzını genişletmekte kullanılan bir tür ağaç tıkaç. Kayık küreğinin toparlakça yeri. Toparlak sepet veya küçük küfe.

Diğer dillerde Kob anlamı nedir?

İngilizce'de Kob ne demek ? : colony forming unit, cfu