Ksantomatozis nedir, Ksantomatozis ne demek

Ksantomatozis; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Başta Ayrshire inekleri olmak üzere sığırlarda, böbrek üstü bezi medullasında, böbreğin distal tubuluslarında, iskelet ve kalp kasında sarı-kahveden bronz renge değişen, varlığı hayvanın sağlığı için zararlı olmayan, fagolizozomlardan salınan indirgenmiş lipitlerden oluşan ve yaşlılık pigmentinden ayırt edilemeyen bir pigmentin birikimi.

Ksantomatozis tanımı, anlamı

Ksantom : Kanatlılarda sıklıkla, kedi ve köpeklerde ise seyrek olarak görülen, deride, makrofaj ve kolesterin kristalleri içeren, keskin kenarlı, sarı renkli granülom oluşumuyla belirgin plak veya düğümcük. Oluşumu yüksek plazma ve trigliserit değerleriyle ilişkilidir

Yaşlılık pigmenti : Yaşlanma pigmenti.

Böbrek üstü bezi : Böbreklerin üstünde bulunan, hormon niteliğinde salgısı olan bez.

Fagolizozom : Fagozomla, lizozomun birleşmesinden oluşan sitoplâzmik kesecik. Fagozom ve lizozomun birleşmesiyle oluşan ve hücre içi sindirimin gerçekleştiği yer. Fagozom ve lizozomun birleşmesiyle oluşan ve alınan maddenin hücre içi sindirimininin gerçekleştiği yer.

Kalp kası : Kalbin ana duvarını çeviren ve düzenli hareket edebilen kas örgüsü, miyokart.

 

Sığırlar : Memeliler (Mammalia) sınıfının, çift parmaklılar (Artiodactyla) takımının, boynuzlugiller (Bovidae) familyasından, kaba yapılı, boynuzlu, hantal, kuyrukları püsküllü bir alt familya. Boğa (Bos taurus), Tibet sığırı (B.grunniens), Hint mandası (Buffelur bubalus), yaban sığırı (Bibos gaurus) misk öküzü (Ovibos moschatus) türleri iyi bilinir. (Bovinae),türleri iyi bilinir.

Lipitler : Hayvan ve bitki hücrelerinde bulunan, suda çözünmeyen ya da çok az çözünen, organik çözücülerde çözünen, yağ asitlerinin alkollerle teşkil ettikleri esterler.

İndirgen : Oksit durumundaki cisimlerin oksijenini alma veya daha düşük bir oksitleme derecesine indirme özelliği olan (madde).

Yaşlılık : Yaşlı olma durumu.

Pigment : Boyar madde.

Zararlı : Zarar veren, zararı dokunan, dokuncalı, muzır, tahripkâr.

Medulla : Bir organ ya da dokunun merkezi kısmı, korteksin iç kısmı. Bir organ veya dokunun merkezi kısmı, korteksin iç kısmı. İlik, öz.

İskelet : İnsan ve hayvan bedeninin kemik çatısı, teşrih. Kuru, çıplak. Bir şeyi oluşturan temel çatı. Yumuşak bölümleri dökülmüş, ölü bir vücudun kemiklerinin bütünü. Bir eserin genel planı. Çok zayıf.

Birikim : Birikme, bir yerde toplanıp yığılma. Biriktirilen mal ya da para. Gözlemler, deneyler sonucu elde edilmiş şeylerin bütünü, deneyim. Bilim veya sanat alanında sahip olunan bilgi, repertuvar. Herhangi bir aşınma sürecinde veya taşıma işi yapılırken alüvyonlu maddelerin bırakılması. Toplumların kültürel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci.

Tubulus : Borucuk.

İskele : Deniz taşıtlarının yanaştığı, çoğu tahta ve betondan yapılmış, denize doğru uzanan yer. Kıyıya yanaşan deniz aracına doğru uzatılan eğreti küçük köprü veya gemiye çıkmayı sağlayan merdiven. Vapur uğrağı olan şehir veya kasaba. İçerilerde bulunan bir yerin kendine en yakın olan deniz taşıtı uğrağı veya demir yolu durağı. Işıkların yerleştirilmesi, ışıkçıların dolaşabilmesi için stüdyolarda tavana yakın yerde duvarı çepeçevre saran çıkıntı. Geminin sol yanı. Yapıların dışında sıvama, boyama veya onarım için keresteden kat kat kurulan, çalışma sırasında üstüne çıkılan çatkı.

 

Böbrek : Kandaki zararlı maddeleri süzüp idrar olarak salan, omurganın sağ ve sol yanında bulunan çift organdan her biri.

Salına : Bulgurlu ya da pirinçli lahana yemeği.

Distal : Organizmada ya da bir yapının bağlanma yerinden uzakta olan herhangi bir bölgesi. Bir organ veya yapının merkezden uzakta olan uç kısmı. [Bakınız: uzak olan].

Olmaya : Yapılmamış ola, görülmemiş ola.

Diğer dillerde Ksantomatozis anlamı nedir?

İngilizce'de Ksantomatozis ne demek ? : xanthomatosis