Kulaktan kulağa nedir, Kulaktan kulağa ne demek
Kulaktan kulağa; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de mecaz, zarf olarak kullanılır.
- Gizli bir biçimde

- Sözlü bir biçimde.
"Kulaktan kulağa" ile ilgili cümle örnekleri
- "Kulaktan kulağa, gidecek olanların isimleri fısıldanıyordu." - A. İlhan
Kulaktan kulağa hakkında bilgiler
Kulaktan kulağa tabiri, herhangi bir bilginin, sözel olarak bir kişiden başka birine gizlice aktarılması ve bu şekilde yayılması anlamına gelir.
Bu tabirin ağızdan ağıza tabirinden farkı, bilgilerin gizlice (fısıltıyla) aktarılmasıdır.
Kulaktan kulağa anlamı, tanımı:
Kulaktan kulağa yayılmak : Sözlü bir biçimde bir diğer kişiye aktarılmak.
Kulak : Telli çalgılarda tel germeye yarayan burgu. Akarsuların ve özellikle göllerin karaya giren ve durgunlaşan yerleri. Duvar, baca, şömine vb. yerlerde kulağa benzer çıkıntı. Saban kulağı. Seslerin uygunluğunu seçebilme ve değerlendirebilme yeteneği. Varlıklı Rus köylüsü. Balıklarda başın iki yanında bulunan ve ağızdan alıp solungaçlardan geçirdiği suyu dışarıya vermeye yarayan yarıklardan her biri. Başın her iki yanında bulunan işitme organı. Bu organın, sesleri toplayıp içeriye almaya yarayan dış bölümü.
Biçim : Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz. Biçme işi. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Herhangi bir şeyin benzeri. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Yakışık alan şekil, uygun şekil.
Sözlü : Evlenmek için birbirine söz vermiş olan kimse, yavuklu. Sözle, konuşma biçiminde yapılan, şifahi, yazılı karşıtı.
Tabir : Rüya yorma, yorumlama. Deyim. Yorum. Deyiş, anlatım, ifade.
Bilgin : Bilimsel bir konuda çok bilgisi olan kimse, bilimci, âlim.
Kişi : Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Eş, koca. Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer. Erkek. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse.
Aktarılma : Aktarılmak işi.
Şekil : Biçim. Bazı matematiksel varlıkların gösterilmesine yarayan resim. Biçim. Davranış biçimi, tutum, yol, tarz. Bir konuyu açıklamaya yarayan resim veya çizim. Anlatım biçimi. Toplumsal bir bütünün kuruluş biçimi. Bir kavramın, düşüncenin, olayın veya işin değişik oluş biçimi.
Gizli : Niteliği anlaşılmayan, bilinmeyen. Başkalarından saklanan, duyurulmayan, saklı kalan, mahrem, mestur, nihan. Görünmez, belli olmaz bir durumda olan, edimsel karşıtı. İlgili kişi veya makamlarca değerlendirilmesi amacıyla kurum içi veya kurumlar arası gönderilen yazının, belgenin, raporun ve yayınların taşıdığı gizlilik derecesini bildiren terim. Saklı olarak, saklayarak.
Bir : Tek. Eş, aynı, bir boyda. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Beraber. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Sadece. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Aynı, benzer. Sayıların ilki. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Ancak, yalnız. Bu sayı kadar olan.

Bu kısımda Kulaktan kulağa nedir? Kulaktan kulağa ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kulaktan kulağa tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kulaktan kulağa hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.