Kumanya nedir, Kumanya ne demek

Kumanya; kökeni italyanca dilinden gelmektedir.

  • Yolculuk için hazırlanan yiyecek, azık
  • Sefer durumundaki askerler için hazırlanan yiyecek.

"Kumanya" ile ilgili cümleler

  • "Her sabah dağarcığına kumanyasını kor, çıngıraklı kara keçilerini patikalardan dağ aralıklarına sürerdi." - Halikarnas Balıkçısı

Yerel Türkçe anlamı:

Harcını ortaklaşa koyarak yemek yapma usulü.

Kışın yenmek için alınan erzak.

Kumanya hakkında bilgiler

Savaş kumanyası, askeri birliklerin savaş alanındaki gıda gereksinimini gidermek amacıyla hazırlanan paketlenmiş yiyeceklere verilen addır. Görece uzun raf ömrüne sahip ürünlerden hazırlanan kumanyaların yapımında genellikle konserve, pişirilmiş ya da dondurulmuş gıdalar kullanılmaktadır.

Kumanyalar afet bölgelerine yiyecek yardımı olarak da gönderilmektedir.

Kumanya anlamı, tanımı:

Yiyecek : Yenebilen. Yenmeye elverişli olan her şey.

Asker : Yurdunu iyi koruyan, kahraman özelliği taşıyan. Askerlik görevi veya ödevi. Er. Orduda görev yapan erden generale kadar herkes. Topluluk düzenine saygısı olan, disiplinli.

Kuman : Kıpçak.

Kumanyacı : Kumanya hazırlayan veya dağıtan kimse.

Kumanyacılık : Kumanyacının yaptığı iş.

Yolculuk : Ülkeden ülkeye veya bir ülke içinde bir yerden bir yere gidiş veya geliş, gezi, seyahat, sefer. Herhangi bir taşıtla bir yere gidip gelme. Bu gidiş gelişte geçen süre.

 

Azık : Gereken yiyecek ve içecek şeyler, nevale.

Sefer : Yolculuk. Genellikle ülke dışına yapılmış olan askerî harekât, savaşa gitme, savaş. Kez, defa.

Durum : Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır.

Birlik : Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek. Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük.

Savaş : Bir şeyi ortadan kaldırmak, yok etmek amacıyla girişilen mücadele. Uğraşma, kavga, mücadele. Devletlerin diplomatik ilişkilerini keserek giriştikleri silahlı mücadele, harp, cenk, cidal.

Gıda : Besin.

İçin : Neden ve sonuç belirten bir söz. Uğruna, yoluna. Süre belirten bir söz. Hakkında. -den dolayı, -den ötürü. Düşüncesince, kendince, göre. Oranla, göz önünde tutulursa. Ant deyimleri yapan bir söz. Amacıyla, maksadıyla. Karşılığında, karşılık olarak. Özgü, ayrılmış.

Diğer dillerde Kumanya anlamı nedir?

İngilizce'de Kumanya ne demek? : n. stores

Almanca'da Kumanya : Reiseproviant