Kumlama nedir, Kumlama ne demek
- Çam türü ağaçlarda yıl halkaları arasındaki görüntü ayrımını daha da belirtmek için yüzeye, hava basıncından yararlanarak kum püskürtme.
- Oyma işlerinde, çukurda kalan yüzeyleri özel dişli araçlarla pürüzlü duruma getirme

Bilimsel terim anlamı:
Oyma işlerinde, çukurda kalan yüzeyleri özel dişli araçlarla pütürlendirme.
Çam türü ağaçlarda yılhalkaları arasındaki görüntü farkını daha da belirtmek için yüzeye hava basıncından yararlanarak kum püskürtme.
Osmanlıca Kumlama ne demek? Kumlama Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
kum püskürtme
Kumlama tanımı, anlamı:
Kumla : Kumluk yer, geniş kumsal.
Kumlamak : Kumla kaplamak veya kum dökmek.
Ağaç : Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste. Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki.
Halka : Uykusuzluk, yorgunluk, üzüntü vb. sebeplerle göz altında beliren koyuluk. Çember biçiminde dizilmiş topluluk. Bir tür ufak, yağlı ve tuzlu simit. Yerden yüksekliği ayarlanabilen aralıklara asılı iki halatın uçlarına takılan 18 santimetre çapında, 28 milimetre kalınlığında tahta veya deri kaplı iki demir halkadan oluşan asılma araçlarından her biri. Çember biçiminde çeşitli nesnelerden yapılmış tutturma aracı. Çember biçiminde olan. Değerli metallerden yapılmış olan çember biçimindeki süs eşyası. Su gibi sıvıların içine katı bir nesnenin düşmesiyle oluşan, gittikçe büyüyerek açılan çembere benzeyen biçim. Çeşitli metallerden veya tahtadan yapılmış çember.
Görüntü : Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, hayalet. Sayı doğrusu üzerinde bir sayıya karşı gelen nokta. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi, hayal. Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş, görüntülük üzerindeki hareketli resimler bütünü. Gölge oyununda Karagözcünün perdeye yansıttığı görsel malzeme. Manzara.
Ayrım : Bir veya daha çok sahne içinde geliştirilip olayın tamamlanmış bir parçasını veren film bölüğü. Bir kimse veya nesnenin bir başkasıyla karıştırılmamasını sağlayan ayrılık, benzer şeyleri birbirinden ayıran özellik, başkalık, fark. Ayrılma noktası. Ayırma işi, tefrik. Alt bölüm. Cinsleri ve türleri birbirinden ayıran ana karakter, fark.
Belirtmek : Açıklamak, tebarüz ettirmek.
Yüzey : Bir cismi uzaydan ayıran dış ve yaygın bölüm, satıh, yüz.
Hava : Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Gökyüzü. Keyif, âlem. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Esinti. Çekicilik. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Çevreyi kuşatan boşluk. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Müzik parçalarında tür. Tarz, üslup. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi.
Diğer dillerde Kumlama anlamı nedir?
İngilizce'de Kumlama ne demek? : 1. sandblasting. 2. roughing.

Bu kısımda Kumlama nedir? Kumlama ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kumlama tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kumlama hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.