Kurgan nedir, Kurgan ne demek
Matematik terimi olarak kelime anlamı:
[Bakınız: çatma]
Tarih'teki anlamı:
Türkistan'da sintepe.
Kale.
Kurgan hakkında bilgiler
Kurgan - Türk ve Altay kültüründe kutsal mezar, türbe. Korgan olarak da söylenir.İçinde ulu ve kutlu kişilerin yattığı dikkat çekici gömüt. Eski Türk geleneklerinde genellikle yığma tepeler ve höyükler şeklindedir. Genelde devlet yöneticisi olanlar için yapılmışlardır. Ceset odasının döşemesi genel olarak ağaç kütükleri ve kalastan yapılır. Cesetlerin başı doğuya çevrilmiş olur ve eşyaları ile birlikte gömülürler. Kurganların farklı bölgelerinde at cesetlerine de rastlanabilir. Örneğin Esik Kurganı M.Ö. 5 Yüzyıla ait olup Kazakistan’ın başkenti Almatı’nın yaklaşık 50 kilometre doğusunda yer alır. Esik Kurganı dünyada içerisinde en çok altın bulunan ikinci mezardır. Yazının Göktürk kitabelerinin alfabesine benzerliği ve eserlerin özelliklerinin Hun sanatına çok uygun oluşu nedeniyle Hun eseri olarak nitelendirmişlerdir. Ancak eldeki veriler Türklerle iç içe yaşayan ve Türkleşmiş bir kavim olan İskitlere de ait olabileceğini göstermektedir. Esik Kurganda 18-25 yaşları arasında bir Tekin/Tigin (Prens)’in mezarı ve ona ait ait elbise bulunduğu için bu prense "Altın Tigin" (Altın Prens) adı verilmiştir. Kurgan İyesi veya Kümbet İyesi türbenin koruyucu ruhunu ifade eder. Orada yatan kişinin ruhu değildir. Orayı koruyan başka bir varlıktır. Kurganları soyanların başına bu iyenin felaket getireceğine inanılır. Kurgan sözcüğü komşu kültürlere de geçmiş ve bazı slav dillerinde Anıt anlamı kazanmıştır (Örneğin; Mamayev Kurgan). Zaman zaman Kümbet kavramı ile eşdeğer kullanılır.
(Kur/Kor) kökünden türemiştir. Kurulmuş yapı demektir. Korumak anlamı vardır. Korugan (kale) sözcüğü ile de bağlantılıdır.
Kurgan anlamı, kısaca tanımı:
Mezar : Ölünün gömülü olduğu yer, kabir, sin, makber, gömüt.
Tepe : Bakışım ekseni bulunan bir eğrinin veya yüzeyin bu eksenle kesişme noktalarından her biri. Çokgende veya çok yüzlüde köşelerden her biri. Bir şeyin en üstteki bölümü. Yüksekliği genellikle birkaç yüz metreyi geçmeyen, çok kez tek başına, yamaçları yatık yer biçimi. Başın üst, kafatasının iki kulak arasında kalan bölümü. Birinin yanı başı, baş ucu. İkizkenar bir üçgende eşit kenarların kesişme noktası. Bir yerin, bir nesnenin vb.nin üstü, hizası.
Höyük : Toprak yığını, küçük tepe. Tarih boyunca türlü nedenlerle yıkılan yerleşme bölgelerinde, yıkıntıların üst üste birikmesiyle oluşan ve çoğu kez içinde yapı kalıntılarının gömülü bulunduğu yayvan tepe.
Toprak : Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Arazi, tarla. Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Kara. Memleketli. Ülke.
Küçük : Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Geri aşamada. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Küçük abdest. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Kısık, parlak olmayan (ses). Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı.
Biçim : Yakışık alan şekil, uygun şekil. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Tarz. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Biçme işi. Herhangi bir şeyin benzeri. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format.
Türk : Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan halk ve bu halktan olan kimse. Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan, Türkçenin değişik lehçelerini konuşan soy ve bu soydan olan kimse.
Kültür : Tarım. Bir topluma veya halk topluluğuna özgü düşünce ve sanat eserlerinin bütünü. Uygun biyolojik şartlarda bir mikrop türünü üretme. Bireyin kazandığı bilgi. Muhakeme, zevk ve eleştirme yeteneklerinin öğrenim ve yaşantılar yoluyla geliştirilmiş olan biçimi. Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü, hars, ekin.
Kutsal : Tanrı'ya adanmış olan, tanrısal olan. Güçlü bir dinî saygı uyandıran veya uyandırması gereken, kutsi, mukaddes. Bozulmaması, dokunulmaması, karşı çıkılmaması gereken, üstüne titrenilen. Tapınılacak veya yolunda can verilecek derecede sevilen, kutsi, mukaddes, lahut.
Türbe : Genellikle ünlü bir kimse için yaptırılan ve içinde o kimsenin mezarı bulunan yapı.
Kurganlı : Muş kenti, Karaağıl bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Diğer dillerde Kurgan anlamı nedir?
Rusça'da Kurgan : n. укрепление (N), курган (M)


Bu kısımda Kurgan nedir? Kurgan ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kurgan tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kurgan hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.