Höyük nedir, Höyük ne demek

  • Tarih boyunca türlü nedenlerle yıkılan yerleşme bölgelerinde, yıkıntıların üst üste birikmesiyle oluşan ve çoğu kez içinde yapı kalıntılarının gömülü bulunduğu yayvan tepe
  • Toprak yığını, küçük tepe.

Yerel Türkçe anlamı:

Bostan bahçe ya da dağ tepelerine hayvanları ürkütmek için yapılmış olan korkuluk.

İki tepe arasındaki alçak yer.

Toprak yığını, tepecik.

İki tarla arasına, sınırı belirtmek için yapılmış olan işaret.

Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:

(Mimarlık) Üzerine tepe biçimi toprak, yığılmış, eski uygarlıklardan kalma mezar.

Tarih'teki anlamı:

Tarih boyunca türlü nedenlerle yıkılan yerleşme yerlerinde yıkıntıların üstüste yığılmasıyle oluşan ve çok kez içinde yapıt kalıntılarının gömülü bulunduğu yayvan tepe.

İngilizce'de Höyük ne demek? Höyük ingilizcesi nedir?:

höyük

Fransızca'da Höyük ne demek?:

tell, tumulus

Höyük hakkında bilgiler

Höyük, çoğu zaman yığma tepe şeklindeki mezar (tümülüs) anlamında da kullanılır. Hüyük, Öyük veya Üyük şeklinde de söylenir. Çok eski bir yerleşme yerinin zamanla toprakla örtülüp tepe biçimine gelmiş halidir. Höyükler genel olarak üst üste gelmiş çok evreli yerleşim yeri birikimleridir. 1-40 metre yükseklikte ve 1000-1500 metre genişlikte olurlar. Uygarlıkların araştırılmasında önemli referanslardır.Höyükler, günümüze göre en yakını en üstte olmak üzere eskiye doğru uzanan bir katmanlaşma gösterirler.

 

Taşlardan sembolize edilmiş biçimine Moğollar Ovo (Öbö, Övö, Ovoğ), Kazaklar ise Oba derler. İçerisinde genellikle Hakan (İmparator) Tigin (Prens) gibi kişilerin mezarları ve değerli eşyaları bulunur. Höyükler tahtalarla, bazen de taşlarla çevrili mezar odalarının üstüne bir metre ile yetmiş metre arasında toprak yığılmasıyla oluşturulur. Ayrıca bugün Çin sınırları içerisinde yer alan Uygur Özerk Devleti topraklarında Türk yapımı devasa üçgen yapılar (piramitler) keşfedilmiştir ve bunların Mısır ve aztek piramitleriyle büyüklük ve nitelik itibariyle yarışacak seviyede olduğu söylenmektedir. Höyük İyesi, höyüğün koruyucu ruhu demektir. Höyükleri soyanların, açıp içine girenlerin başlarına felaketler geldiği anlatılır. Bu durum Ata ruhlarına saygı inancı ve Ata mağaraları anlayışıyla da bağlantılıdır. Höyüklerin Kurgan olarak adlandırıldığı da olur. Piramitin içinde bir mumya, üzerinde kurt başları ve ayyıldız sembolleri ve ayrıca Oğuz Kağan'ın temsili süreti bulunmaktadır. Bunlar aslında antik höyüklerdir. Batıda Beyaz Piramit olarak da adlanırılmaktadır. Farklı uygarlıklarda kral mezarlarının yığma toprak içerisinde oluşturulmasına sıklıkla rastlanmaktadır.

Kelime, Türkçe "Hüy/Üy/Öy/Uy" kökünden türemiştir ve tepe, ev gibi anlamları içerir.

Höyük anlamı, kısaca tanımı:

Yerleşme : Yerleşmek işi. Yerleşim alanı veya merkezi.

 

Tepe : Yüksekliği genellikle birkaç yüz metreyi geçmeyen, çok kez tek başına, yamaçları yatık yer biçimi. İkizkenar bir üçgende eşit kenarların kesişme noktası. Birinin yanı başı, baş ucu. Başın üst, kafatasının iki kulak arasında kalan bölümü. Bakışım ekseni bulunan bir eğrinin veya yüzeyin bu eksenle kesişme noktalarından her biri. Çokgende veya çok yüzlüde köşelerden her biri. Bir şeyin en üstteki bölümü. Bir yerin, bir nesnenin vb.nin üstü, hizası.

Toprak : Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Arazi, tarla. Kara. Ülke. Memleketli. Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü.

Tarih : Bir konuyu geçmişi ve gelişimi içinde inceleyen anlatı. Tarih kitabı. Toplumları, milletleri, kuruluşları etkileyen hareketlerden doğan, olayları zaman ve yer göstererek anlatan, bu olaylar arasındaki ilişkileri, daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını, karşılıklı etkilenmeleri, her milletin kurduğu medeniyeti inceleyen bilim. Tarih dersi. Bir olayın gününü, ayını ve yılını bildiren söz.

Boyun : Dağ sırtlarında geçmeye elverişli alçak yer. Gövdenin başla omuz arasında kalan bölgesi. Testi, şişe, güğüm gibi kaplarda dar olan üst kısım.

Türlü : Çok çeşitli özellikleri olan, çeşit çeşit, muhtelif. Çeşitli sebzelerle pişirilen yemek.

Bölge : Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye. Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka.

Yıkıntı : Virane. Ruhsal bakımdan yıkılma, yıkım, mahvolma. Yıkılan bir şeyin parçaları, kalıntıları, enkaz. Yıkılma, yıkım, mahvolma.

Birikme : Birikmek işi.

Kalıntı : Bir toplum, kültür, uygarlık vb.nden artakalan şey. Artıp kalan şey, bakiye. İz, işaret. Eski çağlardan kalmış şehir veya yapı, ören, harabe.

Zaman : Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Belirlenmiş olan an. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı. Çağ, mevsim. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Dönem, devir. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit.

Küçük : Kısık, parlak olmayan (ses). Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Değersiz, önemsiz. Küçük abdest. Niceliği az olan. Geri aşamada. Niteliği aşağı olan, bayağı. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Yaşı daha az olan.

Höyükdibi : Diyarbakır şehrinde, Çınar belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Höyükköy : Osmaniye ilinde, Sumbas ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Höyüklemek : Küçük tepeler üzerinden çevreyi seyretmek, gözetlemek. Taşları üst üste yığmak. Ansızın korkmak.

Diğer dillerde Höyük anlamı nedir?

İngilizce'de Höyük ne demek? : [Tell] n. tumulus, barrow, burial mound, cairn, motte

Fransızca'da Höyük : tumulus [le]

Almanca'da Höyük : n. Höhle

Rusça'da Höyük : n. холм (M), курган (M)