Kılıçkalkan nedir, Kılıçkalkan ne demek

  • Kılıç ve kalkan kullanılarak oynanan bir tür halk oyunu

Kılıçkalkan hakkında bilgiler

Kılıçkalkan iki kişi tarafından kılıç ve kalkan kullanılarak oynanan, Bursa'da doğmuş ve gösteri amaçlı bir oyun. Kılıç ve kalkanların bir ahenk içinde birbirine vurulması ile oynanan oyun, müziksiz olması ile de diğer birçok halk dansından ayrılır.

Kılıçkalkan kısaca anlamı, tanımı:

Kılıç : Saban ökçesini oka bağlayan ağaç parçası. Uzun, düz veya eğri, ucu sivri, bir veya her iki yüzü keskin, kın içinde bele takılan, çelikten silah. Bu silah kullanılarak oynanan, hedef bölgesi baş, gövde ve kollar olan bir tür kılıç oyunu.

Kalkan : Koruyucu. Toplum olaylarında güvenlik görevlilerinin çeşitli saldırı araçlarından kendilerini ve başkalarını korumak için kullandıkları, özel olarak yapılmış korumalık. Ok, kılıç vb.nden korunmak için savaşçıların kullandığı korunmalık. Yan yüzergillerden, büyük, yassı, derisi düğme veya çivi denilen birtakım sivri kemiklerle örtülü, beyaz etli balık, kalkan balığı (Scophtalmus maximus).

Halk : Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk. Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu. Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü, ahali. Bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu. Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri. Yaratma.

 

Oyun : Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma. Kumar. Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç. Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence. Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Hile, düzen, desise, entrika.

Kişi : Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Eş, koca. Erkek. Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse.

Taraf : Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi. Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Yön, yan, doğrultu. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Yöre, yer.

Bursa : Türkiye'nin Marmara Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Gösteri : Sinema veya tiyatroda film, oyun gösterme işi. İlgi, dikkat çekmek için bir topluluk önünde gösterilen beceri veya oyun. Bir istek veya karşı görüşün, halkın ilgisini çekecek biçimde topluca ve açıkça yapılması, nümayiş. Genellikle şarkı, dans vb. eğlence türlerin yer aldığı eğlence, şov. Birinin, bir topluluğun kendi duygusunu gösteren sözü veya davranışı, tezahürat. Bir şeyi tanıtmak amacıyla yapılmış olan sunum, demonstrasyon, demo.

Amaçlı : Amacı olan, gayeli. Bir amaca yönelik.

Ahenk : Uzlaşma. Uyum. Ezgi.

Vurulma : Vurulmak işi.