Kızgılı nedir, Kızgılı ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Öfkeli, sert, kırıcı.

Kızgılı kısaca anlamı, tanımı

Kızgı : Güneş sıcaklığı, ısı : Ekinler kızgıya muhtaç. Ucu ateşte kızdırılarak ağaç delmekte kullanılan biz. Can sıkıntısı. Öfke

Kızgıl : Kırmızımtırak renk. Kırmızımtırak.

Kırıcı : Kırma işini yapan. Senet, tahvil, bono ve süresi gelmemiş alacaklarla ilgili alışveriş veya işlem yapan kimse veya kuruluş. Bir şeyin gerektiği gibi gelişmesini, oluşmasını önleyen, engelleyen. Kaba, sert, çevresindekileri inciten (davranış, söz vb.). Kırınım oluşturan.

Öfkeli : Öfkelenmiş, kızgın, hiddetli. Öfkelenmiş, kızgın, hiddetli bir biçimde.

Kırı : Eşek yavrusu, sıpa.

Sert : Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters. Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız. Güçlü kuvvetli. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen. Hırçın, öfkeli, hiddetli. Titizlikle uygulanan, sıkı. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan.

 

Öfke : Engelleme, incinme veya gözdağı karşısında gösterilen saldırganlık tepkisi, kızgınlık, hışım, hiddet, gazap.

Diğer dillerde Kızböcekleri anlamı nedir?

İngilizce'de Kızböcekleri ne demek ? : dragonflies