Lacemaking türkçesi Lacemaking nedir

  • Dantel yapma sanatı.
  • Dantel işi.

Lacemaking ingilizcede ne demek, Lacemaking nerede nasıl kullanılır?

Placeman : Atanan görevli.

İngilizce Lacemaking Türkçe anlamı, Lacemaking eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lacemaking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Governance : İdare.

Administration : Bakanlar kurulu. İdare. Ettirme. Yönetim. Bir iş ya da çalışma takımını, bir örgüt ya da kuruluşu amaca uygun olarak yönlendirme. İç yönetim. İdarecilik. Hükümet. Uygulama. Müessese.

Criminalization : Bir kişinin eylemlerini yasadışı hale getirerek onu suçlu duruma düşürmek (ayrıca criminalisation). Suç olarak sayma. Yasal bir eylemi yasadışı yapma. Suç olarak kabul etme. Yasadışı olan bir şeyi değiştiren yasama.

Government : İdare. Yönetim biçimi. Toplum bireylerinin iç ve dış güvencelerini ve birbirleriyle ilişkilerini sağladığı gibi onların her tür gereksinmelerini karşılayan bir ya da birkaç kişiden oluşan yasal ya da geleneksel yönetici güç. bk. halk katmanı, büyücü. Yönetme. Hükümet. Devlet işlerini yürütmekle görevli kuruluşlar ve kişiler. Yönetme (dilbilgisi terimi). Devlet. İdare etme.

Passage : Bent. Kültür mikroorganizmalarının taze bir besi yeri ortamına aktarma işlemi. Paragraf. Yolculuk (uçak, gemi). Bağırsakların boşalması. bir yerden diğer bir yere hareket etme. katater, prop gibi bir aletin bir kanalın içinden geçmesi. Akış. Dar yol. Geçiş. Alt kültür. Örtülü geçit.

 

Handicraft : El sanatları. El sanatı. El hüneri. El emeği göz nuru. Özdeksel gereksinme ve zorunlukları karşılamak için el ve araçla yapılan iş. el uzluğu isteyen işler. El işi. El emeği gerektiren ve büyük ölçüde öğrenimle birlikte beceri ve deneyime dayanarak gerçekleştirilen küçük ölçekli üretim. Eğitim, iktisat alanlarında kullanılır. Okullarda öğrencileri el işlerine alıştırmak amacıyla kağıt, mukavva, tahta, tel gibi gereçler ve basit el araçlarıyle yaptırılan yaratıcı işlere verilen genel ad. amacı, el işleri yoluyla çocukların gelişmesine katkıda bulunmak olan ve daha çok ilk ve ortaokul çağında okutulan dersin adı. Zanaat.

Governing : Yol gösteren. Yönetim. İdare eden. Baş. Hükmeden. İdare edem. Yöneten. Hüküm süren. Yönetme. Ana.

Decriminalization : Suç durumundan çıkarma. Suç olmaktan çıkarma. Daha önce yasadışı olan bir şeyi yasal yapma (ayrıca decriminalisation).

Criminalisation : Suç olarak kabul etme. Yasadışı olan bir şeyi değiştiren yasama. Bir kişinin eylemlerini yasadışı hale getirerek onu suçlu duruma düşürmek (ayrıca criminalization). Suç olarak sayma. Yasal bir eylemi yasadışı yapma.

Lacemaking synonyms : government activity, lace making, legislating, enactment, legislation, decriminalisation, tatting.

Lacemaking zıt anlamlı kelimeler, Lacemaking kelime anlamı

Criminalisation : Yasal bir eylemi yasadışı yapma. Bir kişinin eylemlerini yasadışı hale getirerek onu suçlu duruma düşürmek (ayrıca criminalization). Suç olarak sayma. Suç olarak kabul etme. Yasadışı olan bir şeyi değiştiren yasama.

 

Criminalization : Bir kişinin eylemlerini yasadışı hale getirerek onu suçlu duruma düşürmek (ayrıca criminalisation). Suç olarak kabul etme. Yasal bir eylemi yasadışı yapma. Suç olarak sayma. Yasadışı olan bir şeyi değiştiren yasama.

Decriminalisation : Suç olmaktan çıkarma. Suç durumundan çıkarma. Daha önce yasadışı olan bir şeyi yasal yapma (ayrıca decriminalization).

Lacemaking antonyms : decriminalization.