Lactat esilage türkçesi Lactat esilage nedir

  • Düşük ph ve yüksek konsantrasyonlarda laktik asitle belirgin silajlar. bu silajlar kaliteli silajlar grubunda olup enerji içerikleri yüksek ve dayanma süreleri uzundur.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Laktat silajları.

Lactat esilage ingilizcede ne demek, Lactat esilage nerede nasıl kullanılır?

Lactate : Süt vermek. Süt salgılamak. Laktik asidin tuzu. Laktik asidin sodyum laktat, potasyum laktat gibi tuz, ester veya anyon formu. Laktat. Laktik asidin esteri. Emzirmek. Laktik asidin herhangi bir tuzu veya esteri. Meme vermek.

Lactate dehydrogenase : Hemen hemen tüm hücrelerin sitoplazmasında bulunan, elektron verici olarak nadh kullanan, laktat ve pirüvatın birbirlerine dönüşmelerini katalize eden ve doku nekrozunun eşlik ettiği tüm durumlarda, özellikle kalp (miyokard infarktüsü gibi), karaciğer, iskelet kası, alyuvar, böbreğin akut hasarıyla ilişkili durumlarda serumda yükselen enzim, ldh. Laktat dehidrogenaz. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ldh. Hayvan dokularında ve bazı bakterilerde nadh ile piruvatın, laktata indirgenmesini katalizleyen enzim.

Lactated : Laktik asidin herhangi bir tuzu veya esteri. Meme vermek. Süt vermek. Süt salgılamak. Laktat. Emzirmek. Laktik asidin tuzu. Laktik asidin esteri.

Lactated ringers solution : Laktatlı ringer çözeltisi. Asidoz ve hipokalemiyle birlikte gelişen şiddetli ishal olgularında ve asidozla hipokalemi olgularında kullanılan asitliği azaltılmış nacl, kcl, cacl2 içeren dengeli çözelti.

 

Lactates : Laktik asidin herhangi bir tuzu veya esteri. Süt salgılamak. Laktik asidin tuzu. Emzirmek. Süt vermek. Meme vermek. Laktat. Laktik asidin esteri.

İngilizce Lactat esilage Türkçe anlamı, Lactat esilage eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lactat esilage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

Abdominal pain : Karın ağrısı. Abdominal ağrı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

 

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

Abdomen : Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Abdomen. Batın. Karnın altı. Karın (böcek gövdesinde). Böcek gövdesinin alt kısım. Karın.

Abaxial : Aks kemiği dışında. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak. Eksen dışı. Abaksiyal. Eksendışı.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

Lactat esilage synonyms : abdominal fat necrosis, a c deformity, a dna, abdominal distention, abattoir, abdominal palpation.