Lactogenic türkçesi Lactogenic nedir

  • Süt yapıcı.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Süt üretimini uyaran.
  • Galaktojen.
  • Laktojenik.

Lactogenic ingilizcede ne demek, Lactogenic nerede nasıl kullanılır?

Lactogenic hormone : Memelilerde süt üretimini ve progesteron salgılamasını uyaran hormon. Prolaktin. Laktojenik hormon.

Human placental lactogen : İnsan plasenta laktojeni. İnsan koryonik somatomammotropini. Human plasental laktojen.

Ovine placental lactogen : Koyun plasenta laktojeni. Koyun plasentası tarafından üretilen büyüme hormonu benzeri etkiye sahip glikoprotein yapısında bir hormon.

Placental lactogen : Plasenta laktojeni. Plasental laktojen. Polipeptit yapılı olup inek, koyun, keçi dahil birçok türün plasentasından ekstraksiyonla izole edilen, memelerden sütün salgılanmasını uyarıcı bir madde. İnsan koryonik somatomammotropini.

Lactogen : Laktojen. Memelerden süt salgılanmasını uyaran kimyasal bir madde. Süt üretimini uyaran kimyasal madde.

Lactoglobulin : Sütyuvar. Sütte bulunan basit globülin protein. Sütün serum proteinlerinden biri. Laktoglobülin. Süt içerisinde bulunan basit küresl protein. Laktoglobulin.

Anaphylactogen : Anafilaktojen.

Lactogenesis : Meme bezinin süt sekresyonuna hazırlanma ve süt salgısının başlaması süreci. Laktogenez. Laktogenezis.

Galactogen infection : Memede galaktojen yolla bulaşma sonucu gelişen enfeksiyon. Galaktojen enfeksiyon.

 

Galactogenesis : Meme bezlerinde süt üretilmesi. Galaktogenezis.

İngilizce Lactogenic Türkçe anlamı, Lactogenic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lactogenic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abaxial : Eksen dışı. Abaksiyal. Aks kemiği dışında. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksendışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak.

Galactogen : Süt yoluyla, süt aracılığıyla.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Abdomen : Karnın altı. Karın. Batın. Abdomen. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karın (böcek gövdesinde). Böcek gövdesinin alt kısım.

 

Abdominal pain : Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Karın ağrısı. Abdominal ağrı.

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.

Lactogenic synonyms : abdominal distention, a clay, abattoir, abdominal fat necrosis, a c syndrom, abamectin, abdominal ovariectomy.