Lades nedir, Lades ne demek

Lades; kökeni farsça dilinden gelmektedir.

  • Tavuğun lades kemiğini iki kişinin birer ucundan tutarak kırmasından sonra birinin bir şeyi "aklımda" veya "hatırımda" demeden ötekinden almasıyla yenik sayılmakuralına dayanan bir oyun, lades oyunu

Yerel Türkçe anlamı:

İnce tülbent

Lades hakkında bilgiler

Lades topluma mal olmuş, daha çok çocuklar arasında oynanan bir aldatmaca oyunudur. Lades tutuşacak olan iki kişiden biri, eline tavukların göğsünden çıkan çatal şeklindeki köprücük kemiğini alır. Bir ucundan kendisi tutar, öbür ucunu karşısındakine tutturur. Oyunun amacı karşıdaki kişiye bir şey vererek -ama bu verdiği şey yiyecek, içecek ve lades kemiği olmaz- kandırmaktır. Eğer bir şey verilmek istenen kişi karşıdaki kişinin amacının aldatmak olduğunu hatırlarsa aklımda diyerek alabilir. Bu durumda kaybetmemiş olur. Eğer aklımda demezse diğer kişi lades diyerek oyunu bitirir ve kazanmış olur.

Lades anlamı, kısaca tanımı:

Kişi : Eş, koca. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Erkek. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse. Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer.

Deme : Ağıt. Atasözü. Anlam. Demek işi. Genellikle Alevi şairlerin tarikatlarıyla ilgili konuları işleyen şiirlerine, kendilerince verilen ad. Halk edebiyatında şiir.

 

Oyun : Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket. Kumar. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç. Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma. Hile, düzen, desise, entrika.

Lades tutuşmak : Tavuğun lades kemiğini birer ucundan karşılıklı tutup kırarak lades oyununa başlamak.

Lades kemiği : Kuşlarda göğüs kemiğinin üstünde iki kanat arasında bulunan "V" biçimindeki ince kemik.

Lades oyunu : Lades.

Bile bile lades : Sonucun kötü olacağını bilse bile bir işe girme. kötü bir durumu öyle gerektiği için kabullenmiş görünme, bilerek aldanmış görünme.

Tutarak : Sara.

Kırma : Kırılmış veya dövülmüş tahıl. Yabancı etkilerle özgün niteliğini yitirmiş olan. Kırmak işi. Ot bitmeyen bayır. Melez. Ortasından kırılarak doldurulan (tüfek). Basılı kâğıtları forma durumuna getirmek için belli yerlerinden bükme ve katlama işi. Pili.

Öteki : Mevcut kültürün içinde dışlanmış olan. Diğeri, öbürü. Öbür, diğer. Sözü edilen veya benzer iki nesneden önem ve konum bakımından uzakta olan.

Yenik : Yenmiş, aşınmış. Savaş veya yarışmada yenilmiş, mağlup. Bir hayvanın veya böceğin bir şeyi yiyerek o şeyde bıraktığı iz.

 

Sayılma : Sayılmak işi, ad, addedilme, addolunma.

Kuralı : Kurasını çekmiş, askere gitmeyi bekleyen (asker).

Toplum : Topluluk. Aynı toprak parçası üzerinde bir arada yaşayan ve temel çıkarlarını sağlamak için iş birliği yapan insanların tümü, cemiyet.

Lades elek : Tülbentten yapılan elek.

Ladeskemiği : (biyoloji)

Ladeslenme : Ladeslenmek durumu.

Ladeslenmek : Lades oyununda yenilmek. İlgili cümle: "“Bir defasında ladeslenince boş bulunup elindeki kalıbı yere bırakıvermişti.”" Ü. Dökmen.

Ladesli : Lades oyunu oynayan.

Ladesli olmak : lades oyununa tutuşmak. İlgili cümle: "“Lades tutuşanlar ladesli olduklarını unutmamaya ama rakibine unutturmaya çalışırlar.”" Ü. Dökmen.

Diğer dillerde Lades anlamı nedir?

İngilizce'de Lades ne demek? : [lade] v. load; burden, weigh down; fill full; raise or remove (a liquid) with a dipper

Fransızca'da Lades : philippine [la]

Almanca'da Lades : n. Vielliebchen

Rusça'da Lades : n. пари (N)