Lateralis türkçesi Lateralis nedir

Lateralis ingilizcede ne demek, Lateralis nerede nasıl kullanılır?

Cartilago ungularis lateralis et medialis : Tırnak kıkırdağı. Kartilago ungularis lateralis ve mediyalis. Atgillerde üçüncü falanksın iki yanında, bilateral, yassı ve paralel iki kıkırdak. ayağın esnek aygıtlarındandır ve üçüncü falanksı geriye ve yukarıya doğru uzatır, kartilago ungularis lateralis ve mediyalis.

Nervus cutaneus brachii lateralis cranialis : N. axillaris’in ön kol derisine verdiği sinir dalı. Nervus kutaneus braki lateralis kranyalis.

Ampulla membranacea lateralis : İç kulakta, yan zardan yarım halka kanalın yaptığı şişkinlik. Ampulla membranasea lateralis.

Ampulla ossea lateralis : İç kulakta, yan yarım halka kanalın tabanında bulunan ampul biçimindeki şişkinlik. Ampulla ossea lateralis.

Arteria caudalis lateralis : Etçillerde a. glutea caudalis'ten çıkarak kuyruk ucuna doğru seyreden atardamar. Arterya kaudalis lateralis.

Arteria circumflexa femoris lateralis : Arterya sirkumfleksa femoris lateralis. A. femoralis'ten çıkarak uyluk bölgesinin yan tarafına dağılan atardamar.

Crista sacralis lateralis : Atgiller ve domuzda, kuyruk sokumu kemiğinin yan kısmının üst yüzünde görülen ve rudimenter proc. transversus’ların oluşturduğu uzunluğuna krista. Krista sakralis lateralis.

 

Facies lateralis : Dış yan yüz. Fasyes lateralis.

Arteria cecalis lateralis : Atgillerde kıvrım bağırsağın, kör bağırsağa açılış yeri solunda a. ileocolica’dan ayrılan ve kör bağırsağın yan tarafını vaskularize eden atardamar. Arterya sekalis lateralis.

Meniscus lateralis : Condylus lateralis femoris'in altında bulunan eklem kıkırdakları. Menüsküs lateralis ve mediyalis.

İngilizce Lateralis Türkçe anlamı, Lateralis eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lateralis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ism : -izm. Doktrin. -cilik. Öğreti. İzm. Meslek.

Inclination : Eğim. Eğilim. Eğilme. Eğilim gösteren hareket. Bayır. Yatkınlık. Yönelim. Eğiklik. Birdüzlem üzerinde devinen bir gökcismine ilişkin yörünge düzleminin tutulum'a ya da bakış doğrultusuna dik düzleme; ya da belirtilmiş herhangi bir düzleme göre yaptığı açı. Meyil.

Asquint : Yan yan (bakış). Şehla. Göz ucuyla (bakış). Şaşı gibi.

Bias : Bilgisayar, eğitim, ekonomi, fizik, sosyoloji alanlarında kullanılır. Önyargı. Yan tutma. Aklını çelmek. Fikrini yönlendirmek. Örnekleme işleminde, konuyu canlandırma niteliği yönünden deneklerin seçimine gereken önemin verilmemesi yüzünden yapılan yanlışlık. Bir olgular yığını içinden seçilmiş örneğin yığının gerçek özelliklerine uzak düşmesi. Bir tarafa etki etmek. Sapma. Saptırım.

Awry : Eğri. Çarpık. Yanlış. Çalık. Ters. Aynasız. Yamuk.

Askew : Çarpık. Eğri olarak. Yanlamasına. Eğri. Yana doğru. Çarpık olarak.

By : Tali. Geçişli biçimde. Yakın. Eve. Ek. Nezdinde. Kadar. İkinci derecede. Takma.

 

Philosophy : İlm-i hikmet. Doğanın ve toplumun varoluşunun, insanın düşünme ve bilme sürecinin yasalarını, başta aktöre, sanat, siyasa olmak üzere kılgılı etkinliklerin oluşumlarını araştıran bilim. Sakinlik. Gerçeğin (realitenin) tümünü, özdek ve yaşam ile ilgili türlü belirtileri neden, ilke ve erekler bakımından inceleme amacı taşıyan düşünce etkinliği. bilgi, kavram, inanç ve kuramların çözümlenmesi ve eleştirilmesinde açıklık arayan düşünme yöntemi. bir kimsenin kişisel davranış ve düşüncelerine kılavuzluk yapmaya yarayan toplu ve tutarlı görüş. genel olarak mantık, ahlak, estetik, fizikötesi ve bilgi kuramı gibi dallardan oluşan geniş bilim alanı. 5- liselerimizde okutulan ve felsefe düşünüşünün niteliği, felsefe sorunları, bilginin gelişmesi, ahlak sorunları, sanat ile felsefe arasındaki ilişkiler gibi konuları kapsayan ders. Yaşam felsefesi. Soyut düşünüş. Evrenin oluşumu, ilk ve son nedenleri, aşkın düzenlilikleri araştıran bilgi dalı. Felsefe. Düşünbilim. Kendi halindelik.

Flank : Kanat altı. Yandan kuşatmak. Kemer ve teknelerin, menteşede birbirine bağlanan yanları. Kıvrım kanatları. Sınırdaş olmak. Yan taarruzu yapmak. Yanmak. Yandan desteklemek. Kanattan saldırmak. Veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır.

Tendency : İstidat. Eğilin. Yönelim. Çalma (yeşile vb.). Çalma (maviye vb). Bireyin belli bir görüş, kanı, tutum ve davranışa olan yatkınlığı; yetenek ve beceri kazandıran bir ilgi alanına olan yakınlığı. Yönseme. Yüz tutma. Trend. Meyletme.

Lateralis synonyms : philosophical system, adjoining, aslant, lateral, ancillary, school of thought, behalf, laterals, doctrine, flanking, auxiliary, cockeyed, disposition.

Lateralis zıt anlamlı kelimeler, Lateralis kelime anlamı

Spiritualize : Manevi değer kazandırmak. Tinselleştirmek. Manevi anlam vermek.

Symmetry : Bir çizgenin, yüksekliğine ya da bir keseğe göre çakışımlı olması ya da katlama çizgisine göre karşılıklı noktaların birbiri üzerine düşmesi durumu. Tenasüp. Uyum. Simetri. Bir kristalde, elemanlarının bir eksen ya da bir düzleme göre eşdeğerinin bulunması. Benzer yarımlara bölünebilme durumu; bir eksenin iki yanının yapı ve biçim benzerliği. simetri. Bir geometrik biçim, molekül ya da örütün, bir noktadan geçen çizgi, eksen ya da düzleme dikey bir çizgiyle ve bunlara göre birbirine eşit iki bölüğe ayrılabilmeleri özelliği. (örn. örütlerin benzer yüzeylerinin art arda düzenlenmeleri.). Ahenk. Bakışımlılık. Bakışım.