Law abiding türkçesi Law abiding nedir
- Dürüst.
- Yasalara saygılı.
- Kanuna uyan.
- Yasaya saygı gösteren.
- Kanuna itaat eden.
Law abiding ingilizcede ne demek, Law abiding nerede nasıl kullanılır?
Law : Kaide. Her bağlamda geçerli olan ve çıkarımları geçerlendiği için belli bir güvenirlik düzeyine ulaşmış nedensel ilişkiler, bk. genellik. Adalet. Hukuk. Uzay, kimya, sosyoloji alanlarında kullanılır. Yasa. Tüze. Siyasal örgütü bulunan toplumlarda herhangi bir zamanda siyasal erkin uyulmasını yaptırıma bağladığı, çoğunlukla yazılı buyruklar ve yasaklamalar, biçimindeki davranış kurallarının tümü. İlke. Kanun.
Abiding : Daimi. Sürekli. Değişmez. Muhkem. Sabit. Kalıcı. Bitmez tükenmez. Ebedi. Baki. Devamlı.
Law abiding citizen : Kanuna uyan vatandaş. Kanunu destekleyen vatandaş. Kanuna sadık olan vatandaş. Kanunlara uyan vatandaş.
Law abiding state : Kanunlara bağlı ülke. Kurallara uyulan ülke. Düzenli ülke.
Law and justice : Uymayanları cezalandırmak için olan yasal kurallar ve mahkeme sistemi. Adalet ve hukuk.
Law book : Hukuk kitabı.
Law and order : Düzen. Güvenlik. Asayiş. Kanun ve nizam. Kanun ve düzen. Yasa ve düzen.
İngilizce Law abiding Türkçe anlamı, Law abiding eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Law abiding ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Aboveboard : Dürüst bir şekilde. Kanuna aykırı olmayan. Açık. Açık aşikar. Sadece. Hilesiz. Apaçık. Vicdanla. Yasal.
Christian : Hristiyan kimse. Hz isa'nın öğretilerine inanan veya onu izleyen kişi. İyi insan. Hıristiyan. Saygıdeğer. Hristiyan. Erkek ismi. Merhametli.
Candid : Toksözlü. Açık. İçten. Riyasız. Dobra dobra. Saf. Açık yürekli. Asıl fikrini gizlemeyen. Dobra.
Above board : Hilesiz. Gizlisi saklısı olmayan. Açık ve dürüst. Alnı açık. Yasal. Açıkça. Doğru. Dürüstçe. Kanunlara uygun.
Downright : Açıksözlü. Apaçık. Aleni. Tam. Sözünü esirgemeyen. Dobra dobra konuğan. Tamamen. Düpedüz. Büsbütün. Resmen.
Conches : Deniz yumuşakçası kabuğu. Sarmal deniz kabuğu. Helezoni sedef kabuk. Kabuklu bir deniz hayvanı. Çalışkan. Büyük deniz kabuğu. Yumuşakça kavkısı.
Conch : Çalışkan. Kabuklu bir deniz hayvanı. Büyük deniz kabuğu. Sarmal deniz kabuğu. Helezoni sedef kabuk. Yumuşakça kavkısı. Deniz yumuşakçası kabuğu.
Direct : Tiyatroyu yönetmek. bir tiyatro yapıtının sahnelenmesi işini yönetmek. Yönlendirmek. Adres yazmak (gönderiye). Bir oyunu, oyunculuk, dekor, ışıklama ve bütün uygulayım öğeleri ile uyumlu bir biçimde seyirciye sunmak. sahneye koymak da denir. Kesin. Yönetmek. Emretmek. Komuta etmek. Doğrudan. Çevirmek.
Conscientious : Özenli dikkatli. İnsaflı. Vicdanlı. Hakçı. İşine bağlı. Vazifeşinas. Dikkatli. Özenle yapılmış. İtinalı.
Dove like : Güvercine benzeyen. Masum. Naif. Güvercin benzeri.
Law abiding synonyms : came straight from his heart, decent, dinkum, conscionable, conchs, evenhanded.

Bu kısımda Law abiding kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Law abiding ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Law abiding anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Law abiding ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.