Lawmaking türkçesi Lawmaking nedir
- Kanun çıkaran veya yasalaştıran kişiye veya gruba ait veya ilgili.
- Yasayan.
- Kanun yapma.
- Kanun çıkarma ve yasallaştırma süreciyle ilgili.
- Kanun yapan.
Lawmaking ingilizcede ne demek, Lawmaking nerede nasıl kullanılır?
Lawmaker : Yasaman. Meclis üyesi. Kanun yapıcı. Kanuni. Kanun koyucu.
Lawmakers : Kanun yapıcılar. Kanun yapıcı. Kanuni.
Lawman : Hukuk adamı. Kanun adamı. Kanunu uygulatan kimse (polis, şerif, vs.). Hukuk temsilcisi.
İngilizce Lawmaking Türkçe anlamı, Lawmaking eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Lawmaking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Criminalization : Suç olarak sayma. Yasal bir eylemi yasadışı yapma. Bir kişinin eylemlerini yasadışı hale getirerek onu suçlu duruma düşürmek (ayrıca criminalisation). Suç olarak kabul etme. Yasadışı olan bir şeyi değiştiren yasama.
Governance : İdare.
Government : Devlet. Yönetme (dilbilgisi terimi). Yönetme. Devlet işlerini yürütmekle görevli kuruluşlar ve kişiler. Hükümet. Siyasal bilgiler. Hüküm. İdare etme. İdare.
Legislating : Yasallaştırmak. Kanun yapmak. Yasallaştırma. Yasamak. Kanunlaştırma.
Legislations : Kanunlar. Yasama. Mevzuat. Yürürlükteki yasalar.
Enactment : Kararname. Kabul. Kanun. Kanun çıkarma. Yasa.
Enactments : Buyruk. Hüküm. Kanunlaştırma. Düzenleme. Konunun kabulü. Emir. Kanunun kabulü. Kanun. Yasalaştırma. Performans.
Nomothetic : Kanuna dayalı olan. Genel kanunların ortaya çıkmasıyla ilgili. Nomotetik.
Passage : Paragraf. Bölüm. Koridor (ingiliz ingilizcesi). Seyircilerin yerlerine gitmeleri için seyir yerinde bulunan geçiş yeri. Alt kültür. Hücrelerin belli bir yoğunlukta hücre içeren kültürlerde çoğalmalarını ve devamlılıklarını sağlamak amacıyla başka bir besi yerine aktarılması işlemi. bitki doku ya da aşısının birbirini takip eden bölünmelerinden sonra besi yerinin belirli aralıklarla değiştirilmesi. pasaj. Mürur. Yol. Akış. Parça.
Legislative enactment : Kanunu yürürlüğe sokma. Yasal olarak kanunlaştırma. Kanun yaratma.
Lawmaking synonyms : government activity, lawgiving, governing, decriminalisation, criminalisation, law making, legislative, administration, legislation, decriminalization.
Lawmaking zıt anlamlı kelimeler, Lawmaking kelime anlamı
Criminalisation : Suç olarak kabul etme. Yasadışı olan bir şeyi değiştiren yasama. Yasal bir eylemi yasadışı yapma. Suç olarak sayma. Bir kişinin eylemlerini yasadışı hale getirerek onu suçlu duruma düşürmek (ayrıca criminalization).
Criminalization : Suç olarak kabul etme. Bir kişinin eylemlerini yasadışı hale getirerek onu suçlu duruma düşürmek (ayrıca criminalisation). Yasal bir eylemi yasadışı yapma. Yasadışı olan bir şeyi değiştiren yasama. Suç olarak sayma.
Decriminalisation : Suç olmaktan çıkarma. Daha önce yasadışı olan bir şeyi yasal yapma (ayrıca decriminalization). Suç durumundan çıkarma.
Lawmaking antonyms : decriminalization.
Lawmaking ingilizce tanımı, definition of Lawmaking
Lawmaking kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Legislative. Enacting laws.

Bu kısımda Lawmaking kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Lawmaking ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Lawmaking anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Lawmaking ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.