Yasama nedir, Yasama ne demek
Diğer sözlük anlamları:
Salma vergi.
Yasama hakkında bilgiler
Yasama organı; anayasaların verdiği yetki ile kurulan ve yasalar geçirme, değiştirme ve yürürlükten kaldırma gücü olan bir tür katılımcı meclistir. Bir yasama organınca oluşturulan yasalara hukuk ya da yazılı kurallar denir. Yasa çıkarmanın dışında, yasama organlarının genellikle vergileri yükseltme, bütçeyi ayarlama ve öteki gelire ilişkin yasa tasarıları sunma yetkisi vardır. Yazılı anayasası bulunan ülkelerde yasama organı yetki aldığı anayasada anayasal bütünlüğe sadık kalarak değişiklik yapabilir. Kendisinin yasal dayanağı olan anayasanın bütününü red ederek yeni bir anayasa yapma yetkisi yoktur. Yasama organları pek çok adca bilinir, en ortak olan [daha fazla özel anlamı olsa da] parlamentodur.
Parlamenter sistem hükümetlerinde, yasama organı resmen en yücedir ve yürütücü olarak iş yapacak başbakan sanında meclisinden bir üye atar. Bir başkanlık sisteminde, kuvvetler ayrılığı genel kuralına göre, yasama organı hem yargı hem de yürütme ile birlikte bağımsız ve denk bir devlet erki olarak değerlendirilir.
Bir yasama organının özel bileşen[ler]i bir [ya da birden fazla] tartışan ve yasa tasarılarını oylayan meclistir. Yalnızca bir kurumu olan bir yasama organı tek meclislidir. Türkiye tek meclisli ülkelerden biridir. Çift meclisli bir yasama organı genellikle bir senato ve bir meclis olarak tanımlanan, görevlerinde, güçlerinde ve üye seçimi için kullanılan yöntemlerde sık sık farklılık gösteren iki ayrı meclise egemendir. Çok daha seyrek olanıysa üç meclisli yasama organlarıdır; sonuncusu Güney Afrika'da beyaz azınlığın egemenliğinin düşüş yıllarında yaşamıştı.
Pek çok parlamenter sistemde; senato yalnızca bir öğüt ve denetim kuruluşuyken meclis daha güçlü bir kuruluştur. Oysa, başkanlık sistemlerinde, iki kuruluşun güçleri sık sık benzer ve eştir. Federasyonlarda, senato bütün eyaletleri temsil etmesiyle ayrılır, aynısı Avrupa Birliği'nin uluslarüstü yasama organında da geçerlidir. Bu amaçla, senato ister devlet/eyalet hükümetlerinin temsilcilerini kapsayabilir, Avrupa Birliği'nde ve Almanya'da olduğu ve Birleşik Devletler'de 1913'ten önce olmuş olduğu gibi; isterse - Avustralya'da ve bugünkü Birleşik Devletler'de olduğu gibi - daha küçük nüfuslu devletlere/eyaletlere eşit temsilcilikler devreden bir reçeteye göre seçilir.
Yasama anlamı, tanımı:
Yapma : Yapmak işi. Yapmacık, sahici karşıtı. Yapay.
Genel : Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi.
Kural : Davranışlarımıza yön veren, uyulması gereken ilke. Bir sanata, bir bilime, bir düşünce ve davranış sistemine temel olan, yön veren ilke, nizam.
Yasama dokunulmazlığı : Yasama organı üyelerinin, adli kovuşturmadan korunarak görevlerini serbestçe yapabilmelerini sağlayan anayasa ilkesi, teşrii masuniyet.
Yasama dönemi : Meclisin iki genel seçim arasında geçirdiği süre.
Yasama gücü : Türkiye Büyük Millet Meclisinin yasa yapma, değiştirme ve kaldırma yetkisi, yasama hakkı, yasama yetkisi, yasama kuvveti, teşrii kuvvet, teşri kuvveti.
Yasama hakkı : Yasama gücü.
Yasama kurulu : Parlamento.
Yasama kuvveti : Yasama gücü.
Yasama meclisi : Parlamento.
Yasama organı : Parlamento.
Yasama yetkisi : Yasama gücü.
Yasama yılı : Türkiye Büyük Millet Meclisinin 1 Ekim'de başlayıp 30 Eylül'de biten çalışma dönemi.
Yasamak : Düzen vermek. Yasa koymak.
Yasamalı : Yasa yapma ile ilgili, teşrii.
Koyma : Koymak işi.
Soyut : Varlığı duyularla algılanamayan, mücerret, somut karşıtı, abstre. Anlaşılması, kavranılması güç.
Objektif : Nesnel, subjektif karşıtı. Fotoğraf makinesi, mikroskop, dürbün vb. optik aletlerde cisimlerden gelen ışınları alıp ekran üzerine aktaran mercek veya mercek sistemi.
Sürek : Süren, devam eden zaman. Hızlı süren, hızlı giden. Satmak için pazara götürülen hayvan sürüsü.
Nitelik : Bireyi, nesne veya yaşantının bir yönünü ötekilerden ayırt etmeye yarayan ve ölçülebilen özellik, keyfiyet. Bir şeyin iyi veya kötü olma özelliği, kalite. Bir şeyin nasıl olduğunu belirten, onu başka şeylerden ayıran özellik, vasıf, keyfiyet.
Organ : Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv. Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş.
Anayasal : Anayasa ile ilgili.
Yasa : Bilimde çok sayıda deney ve gözlemden sonra, aynı şartlarda aynı sonuçları verdiği kesin olarak belirlenen durum. Olayların gidişinde olağan dışına yer vermeyen, değişmezlik ve mecburiyet gösteren kural. Devletin yasama organları tarafından konulan ve uyulması gereken kurallar bütünü, kanun. Düşüncenin mantıksal bir değeri olması için uyulması şart olan temel. Toplumsal hayat içinde kendiliğinden oluşan ve uyulması toplum içinde yaşamanın bir mecburiyeti olan alışkıların bütünü.
Teşri : Çabuklaştırma, hızlandırma.
Yasama erki : Yasaları çıkaran kuruluşta toplanan ve ulus adına yasa çıkarma yetkisini kapsayan güç.
Yasama gecikmesi : Belirli bir iktisat politikasının uygulanması için gerekli olan yasal düzenlemenin yapılmasına kadar geçen zamanı ifade eden iç gecikme türü. krş. algılama gecikmesi, veri gecikmesi, yürütme gecikmesi.
Diğer dillerde Yasama anlamı nedir?
İngilizce'de Yasama ne demek? : adj. legislative
n. legislation
n. experience, life, lifetime, living, vita
Fransızca'da Yasama : législation [la]
Almanca'da Yasama : adj. legislativ
Rusça'da Yasama : n. законодательство (N)
adj. законодательный


Bu kısımda Yasama nedir? Yasama ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Yasama tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Yasama hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.